09 Şubat 2017
06 Şubat 2017
Araştırma Notları-1
- Ayşe Buğra, 'Vatandaşlık Gelirine Doğru'"İnsanları yaşamak için çalışmaya zorlayan sistem sürekli kitlesel işsizlik durumlarına yol açtığına göre, iş bulamayanlar hangi ahlâki temellere dayanarak kendi kaderlerinden sorumlu tutulabilir? Çalışamayacak durumda olanlara karşı toplumun sorumlulukları nedir? Zenginlerin durumunda göz ardı edilen yaşamak için çalışmak zorunluluğunun yoksullara dayatılmasının ahlâki gerekçesi nedir? Toplumun belirli bir andaki geliri tek tek bireylerin üretime yaptıkları katkının toplamından fazla bir şey olduğuna göre, bireylerin gelirden alacakları pay üretime yaptıkları kişisel katkıyla belirlenebilir mi?"
Çalışmayan kişinin sorumlu tutulduğu ekonomik çarpıklık emeklilik sosyal haklarında da devam eder. Emek merkezli yaklaşım varlığını sürdürerek, gelecekteki ve şimdiki sosyal hakları bireyin emeğini nasıl ve hangi süreyle sattığına bağlı olarak tanımlanır. Kısacası, müdahale edemeyeceği sistemin direttiği çalışma şartlarının sonucunu ömrünün sonuna kadar taşımak durumundadır.
Not: Tez çalışmasının gerekli olmayan ama sevilen okuma konularından. -işte çalışmamın bitmeme nedenlerinden biri.-
03 Şubat 2017
31 Ocak 2017
Geçtiğimiz Altı Ayda Çok Şey Oldu
17/07/2017
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
bir taşla iki kuş vurdun
biri benimdi
biri de bendim sanki.
bir taşla iki kuş vurdun
biri benimdi
biri de bendim sanki.
Kurumuş söğüt ağaçlarına iki mütevazı yuva inşa ettim
Kuzey ülkelerinden güney ülkelerine inerken kavmim
Nasıl beklediğime kanıt olsun diye bi’ ben göç etmedim.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
kalbin minyatür bir sapandı sanki
bu daldan buraya, bir ben, bir başıma
düşmüş olamazdım değil mi?
Kuzey ülkelerinden güney ülkelerine inerken kavmim
Nasıl beklediğime kanıt olsun diye bi’ ben göç etmedim.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
kalbin minyatür bir sapandı sanki
bu daldan buraya, bir ben, bir başıma
düşmüş olamazdım değil mi?
02/07/2017
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Arsalarda top koşturmayı bıraktım
Çünkü büyük binalar diktiler yerine
Ağaç yapraklarından dolma yapmayı
Ağaçların kendisine vakfettim.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Ben bir yas tuttum, teselli buldum
Kovboy şapkalarını orta yerinden vurdum
Sanırsın tabancadan anlarım
Durdum bir de kendime doğrulttum
Annem çok ağladı, sırf bu sebepten
Kendime kıymaktan kendimi alıkoydum.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kiminle uyudum, kiminle uyandım
Belki aşktan çok şey umdum
Sararma vaktim gelseydi sararırdım
Kalbim vaatlerden vaat sundu
yine de seni aldıramadım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kendi rızamla uykuya dalamadım
Suyla yuttum hapları,
boğazımdan geçsin diye
Nefes almadan yutkundum.
Ellerimle ektim ne varsa şu tarlaya
Sıcakları bahane edip yine ben yaktım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Suladığım çiçekler içinde
Şaşılacak şey sanki bir ben kurudum.
Kurt postu çektim üstüme
Dedim kimseler yaklaşmasın
Bir avcı vurdu beni
Şanstan nasibimi
Tam da böyle aldım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Nasıl işse artık beni yerimden eden fırtına
Bir tek sana uğramadı
Buna gönül koymadım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Arsalarda top koşturmayı bıraktım
Çünkü büyük binalar diktiler yerine
Ağaç yapraklarından dolma yapmayı
Ağaçların kendisine vakfettim.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Ben bir yas tuttum, teselli buldum
Kovboy şapkalarını orta yerinden vurdum
Sanırsın tabancadan anlarım
Durdum bir de kendime doğrulttum
Annem çok ağladı, sırf bu sebepten
Kendime kıymaktan kendimi alıkoydum.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kiminle uyudum, kiminle uyandım
Belki aşktan çok şey umdum
Sararma vaktim gelseydi sararırdım
Kalbim vaatlerden vaat sundu
yine de seni aldıramadım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kendi rızamla uykuya dalamadım
Suyla yuttum hapları,
boğazımdan geçsin diye
Nefes almadan yutkundum.
Ellerimle ektim ne varsa şu tarlaya
Sıcakları bahane edip yine ben yaktım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Suladığım çiçekler içinde
Şaşılacak şey sanki bir ben kurudum.
Kurt postu çektim üstüme
Dedim kimseler yaklaşmasın
Bir avcı vurdu beni
Şanstan nasibimi
Tam da böyle aldım.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Nasıl işse artık beni yerimden eden fırtına
Bir tek sana uğramadı
Buna gönül koymadım.
-Sinem Sal
28 Ocak 2017
Gülünç Olan
Bütün Aşk Mektupları
Bütün aşk mektupları
Gülünçtür.
Aşk mektubu olmazdı onlar eğer olmasalardı
Gülünç.
Ben de zamanında yazdım aşk mektupları,
Başkaları gibi,
Gülünç.
Aşk mektupları, eğer aşk varsa,
İster istemez
Gülünç.
Ama, her şey bir yana,
Asla aşk mektubu
Yazmamış olanlardır sadece
Gülünç.
Ah, yazdığım zamanlara geri dönsem
Farkında olmadan
Gülünç
Aşk mektupları...
Aslında bugün
Benim anılarımdır
Bu aşk mektuplarına dair
Gülünç
Olan.
(Vurgulanan bütün kelimeler,
Vurgulanan duygular gibi
Doğal olarak
Gülünç.)
- Fernando Pessoa
Bütün aşk mektupları
Gülünçtür.
Aşk mektubu olmazdı onlar eğer olmasalardı
Gülünç.
Ben de zamanında yazdım aşk mektupları,
Başkaları gibi,
Gülünç.
Aşk mektupları, eğer aşk varsa,
İster istemez
Gülünç.
Ama, her şey bir yana,
Asla aşk mektubu
Yazmamış olanlardır sadece
Gülünç.
Ah, yazdığım zamanlara geri dönsem
Farkında olmadan
Gülünç
Aşk mektupları...
Aslında bugün
Benim anılarımdır
Bu aşk mektuplarına dair
Gülünç
Olan.
(Vurgulanan bütün kelimeler,
Vurgulanan duygular gibi
Doğal olarak
Gülünç.)
- Fernando Pessoa
25 Ocak 2017
Aşağıda Yolcu Kalmasın
22 Ocak 2017
19 Ocak 2017
"Hangimiz Önce Ölecek"
Hangimiz Önce Ölecek
Her yokladığında şiddetle savuşturduğumuz
Tetik bekleyen soğuk sancı:
Kim önce ölecek içimizden?
Kendi zehiriyle mühürlü soğuk ter
Sustukça çözülen soru
Zamanının sağlamlaştırdığı saydamlıkta
Arkadaşlar: hayat akrabalığı
Rastlantıların gizli yasası:
Seçimden zorunluluğa evrilmiş
Gizli kader ortaklığı
Yanyan çatılmış haritalar
Birlikte geçilmiş yollar
Zamanla adına dostluk denilen
Sayıma gelmez nice ayrıntı
Hangimiz ölecek ilk
Ve ardında kalanlar
Nasıl var edecek onun yokluğunu?
Hepimizin kalbini birbirimizden habersiz yoklayan
Dilsiz kurşun, uğursuz kuşku:
Önce kim ve sonra nasıl
Sürdürecek eksilmiş toplamı
İçimizden biri ölmeden bilmek
Yokluğunun nasıl bir hayat yaptığını
Hayat eksiltememişken bizi birbirimizden
Ölüm hangimize verecek sırasını? "
-Murathan Mungan
Her yokladığında şiddetle savuşturduğumuz
Tetik bekleyen soğuk sancı:
Kim önce ölecek içimizden?
Kendi zehiriyle mühürlü soğuk ter
Sustukça çözülen soru
Zamanının sağlamlaştırdığı saydamlıkta
Arkadaşlar: hayat akrabalığı
Rastlantıların gizli yasası:
Seçimden zorunluluğa evrilmiş
Gizli kader ortaklığı
Yanyan çatılmış haritalar
Birlikte geçilmiş yollar
Zamanla adına dostluk denilen
Sayıma gelmez nice ayrıntı
Hangimiz ölecek ilk
Ve ardında kalanlar
Nasıl var edecek onun yokluğunu?
Hepimizin kalbini birbirimizden habersiz yoklayan
Dilsiz kurşun, uğursuz kuşku:
Önce kim ve sonra nasıl
Sürdürecek eksilmiş toplamı
İçimizden biri ölmeden bilmek
Yokluğunun nasıl bir hayat yaptığını
Hayat eksiltememişken bizi birbirimizden
Ölüm hangimize verecek sırasını? "
-Murathan Mungan
2.11.2017
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


