Ekim 12, 2019

İnsan Öğrenen bir Varlıktır

https://www.youtube.com/watch?v=ocPoIjdQlek


...
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
...

-Yılmaz Erdoğan

Eylül 06, 2019

Nü'ler

Bu, Çifte Standart yazı konumuzu biraz açalım, dallandıralım, ne dersiniz?

Çıplak fotoğraflarını paylaşanlar ve paylaşımları görenler görüntüleri nasıl algılıyor, çıplak mı, nü mü acaba?
Çıplak olmak insanın kendisi olmasıdır. Nü olmaksa başkalarına çıplak görünmektir; insanın kendisi olarak algılanmamasıdır. Çıplak vücudun nü olabilmesi için bir nesne olarak görülmesi gerekir... Çıplak olmak açık olmaktır. Nü hiç bir zaman çıplak olamayacaktır. Nü'lük bir çeşit giyinikliliktir.
*** 
"Dokunma duygusu, sınırlı, durağan bir görme duygusudur." -John Berger, Görme Biçimleri

Eylül 02, 2019

Çifte Standart

Kadınlar veya erkekler çıplak ya da yarı çıplak fotoğraflarını neden partnerlerine gönderirler?

Bu soruyu merak eden Arizona Üniversitesi'nde sosyoloji doktora öğrencisi Morgan Johnstonbaug cevaplarını bulmak üzere bir araştırma başlatır. Yedi farklı üniversiteden yirmi ve üzeri yaştaki bin üniversite öğrencisine, son zamanlarda partnerlerine çıplak ya da yarı çıplak fotoğraflarını elektronik olarak gönderip göndermediklerini, gönderdiler ise nedenlerini sorar.

“Alıcının bana olan ilgisini kaybetmemek veya başkalarının fotoğraflarına bakmasını önlemek için”, şıkkını işaretleyen kadınlar erkeklere oranla dört kat yüksektir. M. Johnstonbaug bu oran farkını, toplumun, kadınları güçsüzleştirici çifte standart cinsellik anlayışını pekiştiren bir sonuç olarak yorumlamaktadır. 

Araştırmaya göre toplumda çifte standart cinsellik şöyle tanımlanmaktadır: kadınlar ve erkekler farklı cinsellik anlayışına sahiptirler; erkekler kontrol edilemez cüretkar arzulara sahipken, kadınlar cinsel arzuları karşısında ahlâki veya eylemi engelleyici kararlar verebilirler. Johnstonbaugh’a göre; sürdürülen bu anlayışla kadınlar erkek arkadaşlarının ilgisini kaybetmemek veya onların iştahlarını memnun etmek için fotoğraflarını paylaşabilmektedirler. 

Kadınların erkeklere oranla iki kat yüksek seçtikleri bir seçenek ise; fotoğrafları kendilerini güçlü hissetmek ve güvenlerini artırmak için gönderiyor olmalarıdır. M. Johnstonbaug’a göre; kadınlar çıplak fotoğraf göndermenin gerçekten kendilerini güçlendirdiğini düşünebilirler. Bunu, seksi olduklarını ifade etmenin ve vücutlarını keşfetmenin güvenli bir yolu olarak görüyor olabilirler.  

Araştırma sonuçlarının genel bir yorumuna göre; kadınların aynı olay için farklı motivasyonlara sahip olması, fotoğrafları göndermeyi kendilerini hem güçlendirici hem de güçsüzleştirici bir etkileşim olarak görmelerinden kaynaklanabilir. Farklı motivasyonlara sahip olmalarının özellikle şunun altını çizdiği düşünülmektedir: 
Kadınların potansiyel olarak fayda sağlayabilecekleri bir etkileşimden kazanacakları çok şey vardır fakat kaybedecekleri de çok şey vardır.

Yazının kaynağına buradan ulaşılabilir.


Araştırmanın sonuçlarıyla, kadına uygulanan fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete ilişkin kadınlar ve erkekler yönünden ayrı ayrı söylenecek bir şeyler olduğunu düşünüyorum. Şimdilik bir sonraki yazıda toparlayabilmek dileğiyle...

Ağustos 25, 2019

Mektupta

"Mektupta, biten yılla birlikte eski arkadaşlığımızın da yok olduğunu, kırgınlıklarımı, hayal kırıklıklarımı unuttuğumu ve yılbaşı gününden başlayarak kuracağımız yeni arkadaşlığın, hiç bir şeyin yıkamayacağı kadar sağlam olacağını söylüyor, bu harikulada arkadaşlığın güzelliğini olduğu gibi koruyabilmek için Gilberte'in iyi niyetle gayret edeceğini ve benim de yapmaya söz verdiğim gibi, ona zarar verebilecek en ufak bir tehlike baş gösterdiğinde beni derhal, geciktirmeden uyaracağını umduğumu belirtiyordum.
...
Akşam oluyordu; Berma'nın yılbaşı münasebetiyle vereceği temsilin afişinin asılı olduğu direğin önünde durdum. Nemli ve ılık bir rüzgâr esmekteydi. Bildiğim bir havaydı bu; yılbaşının diğer günlerden farklı olmadığı hissine, önsezisine kapıldım; Yaradılış'taymışçısına, henüz bir geçmiş yokmuşçasına, Gilberte yüzünden bazen uğradığım hayal kırıklıkları, gelecek için çıkarılabilecek bütün ipuçlarıyla birlikte yok olmuşçasına, el değmemiş bir talihle Gilberte'le yeniden tanışabileceğim yeni bir dünyanın ilk günü değildi bu; eski dünyadan bir tek şey, Gilberte'in beni sevmesi arzusu hariç, hiçbir iz taşımayan o yeni dünyanın eşiğinde değildim. Anladım ki, eğer kalbim, kendisini doyurmamış olan, çevresindeki evrenin yenilenmesini istiyorsa, demek ki o, kalbim, değişmemişti. Gilberte'in kalbinin de daha fazla değişmiş olması için bir sebep bulunmadığını düşündüm. Bu yeni arkadaşlığın, eskisiyle aynı olduğunu hissettim; tıpkı yıllara yetişemeyen, onları değiştiremeyen arzumuzun, kendilerinden habersiz, farklı bir isim taktığı yeni yılların, diğerlerinden bir uçurumla ayrılmadığı gibi. Bu yılı ne kadar Gilberte'e adasam da, tabiatın kör kanunlarının üzerine bir din yerleştirilmesi gibi, yılbaşını, hakkındaki özel fikrimle damgalamaya çalışsam da, nafileydi; kendisine yılbaşı dendiğini onun bilmediğini ve alacakaranlıkla birlikte, benim için yeni olmayan bir şekilde sona erdiğini hissediyordum; afişlerin asıldığı direğin etrafında esen tatlı rüzgârda, eski günlerin ebedi ve ortak maddesini, bildik nemini, habersiz akışkanlığını tanımış, ortaya çıkışını hissetmiştim.

Eve döndüm. Yaşlı insanların yılbaşı gününü yaşamıştım; yaşlılar o gün gençlerden farklıdır; artık yeni yıl tebriği almadıkları için değil, artık yeni yıla inanmadıkları için. Çeşitli yılbaşı tebrikleri almıştım, ama aralarında beni mutlu edebilecek tek tebrik, Gilberte'ten bir kaç satır yoktu. Halbuki aslında gençtim henüz; çünkü Gilberte'e bir yılbaşı tebriği yazabilmiş, aşkımın yalnız hülyalarını ona aktararak onda da benzer hülyalar uyandırmayı ummuştum. Yaşlanmış insanların hüzünlü yanı, etkisizliklerini öğrenmiş oldukları bu tür mektupları, yazmayı bile düşünmemeleridir."
- 1918, Marcel ProustÇiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde

Proust okumak nasıl bir şey derseniz; ayın dünyayı görmeyen yüzeyinde oturup evreni seyretmek gibi.

Ağustos 20, 2019

Günceye Veda

Bu, bilmiyorum kaçıncı yazı denemem son bir kaç gündür. Olmuyorsa neden olmadığını yaz demişler. Yazamayınca okumam gerekir düsturuyla ben de eski yazılarımı okudum. Her şeyi yazmışım. Evet, böyle düşündüm. Her şeyi söylemişim söylenmesi gereken. Ne demiş şarkı: "Sorma bana hiç bir şey, söylenmedik ne kaldı."

Bazı yazıları gerçekten beğendim. Bazı cümlelerim, konulara bakış açım, bitirişim, başlayışım hiç de kenara atılır şeyler değilmiş... "Daha hikaye kitabı yazacaksın" diyen kırk yıllık arkadaşıma artık gülmüyorum. Yazacağımdan değil de yazabilme ihtimalime inanıyorum evet. Şu anda siz okuyucunun dudak büken gülümsemesini umursamıyorum, insan kendini övmez diyen dedeye de aldırmıyorum.

Şimdilerde hangi cümleye başlasam hangi kelime gelse aklıma ya "söylemiştim" ya da "söylesem ne fayda" ile kapatıyorum gözlerimi. "Yerle yeksan oldum, kalkamıyorum" ile "çimenler yeşildir" cümleleri arasında bir fark bulamıyorum. Böyle olduktan sonra yazılabilir mi, yazılamaz. 


"Masumlar ne anlatır yüzlerinde? Cennet, neyi yitirdikten sonra aramaya başladığımız şeydir? İçimizdeki boşluktan başka nedir ki ölüm? Bu boşlukla nereye dek gidilebilir?" -M.Mungan

Ağustos 19, 2019

İnsanlardan Alıntılar

Ben sözümü tuttum. On beş gündür sigara içmedim. Sen tutmadın. -Anonim.
***
Vazgeçtim. Ne zaman vazgeçeceksin tutunmaktan diye on yıl önce soran arkadaşıma cevaben yazıyorum: bugün vazgeçtim. Hayata kırgınım. Kızmıyorum, bana hiç bir şey vaat etmemişti çünkü fakat kırgınım. -Anonim.
***
Mae Mobley benim son küçük kızımdı. Ve o on dakikada bildiğim tek hayatı kaybetmiştim. Tanrı düşmanlarımızı sevmeyi öğütler. Ve bu çok zor. Ama gerçeği söyleyerek başlanabilir. Kimse bana ben olmanın nasıl bir şey olduğunu sormamıştı. Bu konuda hakikati söyledikten sonra kendimi özgür hissettim. -The Help, filminden.
***
Modern klasik müziğin başarılı bestecilerinden ve önemli gitaristlerinden biri kabul edilen Bryce Dessner'in ilk tek şarkılık albümü yayınlanmış: Des Traces.  Bayıldım! -Müziklerden.
***
- Sen bir şeyi unutmak isteseydin neyi unutmak isterdin Teyze.
- Bilmem, zor bir soru, düşünmem lazım.
- Bulamadın mı hâlâ?
- Yok. Senin var mı?
- Ben senin kızmayı unutmanı isterdim.
Çok üzüldüm... -Anonim.
***
Yer olmadığından seni iki sıra arka çaprazıma oturttum. Ben de senin iki ön çaprazına yerleşmiş oldum. İlden ilçeye giden otobüsün bu kadar kalabalık olacağını nereden bilebilirdim. Ayaktaki yolculardan aramız kapanmıştı. Otobüse bineli yirmi dakika kadar olmuştu. Bir ara arkama yaslanıp kendimi bıraktığım, kafamdakileri satmaya çalıştığım cam dışından başımı arkaya, sana doğru çevirdim. Dimdik oturmuş, koltuğu sımsıkı tutmuş pür dikkat bana bakıyordun. Nasıl korkmuştum senin korkundan... Gelcen mi dedim? Hemen geldin. -Sana bakıyorum bindiğimizden beri. -Ya inersen beni unutup. Çok üzüldüm. -Anonim
*** 

Ağustos 16, 2019

Bir Zamandan Ovaya

BİR ZAMANDAN OVAYA

Gök burada bodur ve yayvan
Böylece yer yer genç kavaklarla
Bir ahi bulutları dürüyor

Zaman bütün kıvrımlarıyla iç içe yatıyor

Güneş gözlerimden giriyor içeri
Ve sökülüyor kara kıştan gördüklerim
Sana tutunduğum yerlerden çözülüyorum

Bir ağaçtan düşer gibi olgunlaşıyorum

Ellerim ıslak ve berrak
Bir zamandan, bir ovaya topluyorsun beni
Bittiğim yerde büyüyebilen bir türüm

Bütün suları aydınlık denizlere bir ederim

Enver Ali Akova, 2018, Olmasını İstediğimiz Bir Park, Varlık Yayınları

Temmuz 24, 2019

Bazı İnsanlar

Bu dünyada hâlâ bazı insanlar var: Yo-Yo Ma, Itzhak Perlman ve John Williams, gibi.
Kendi başlarına da bir arada da harikalar yaratıyorlar...



Temmuz 15, 2019

Kalbim Katlanma Bu Dünyaya

Anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
Yeni bir cehennem kurmalıyım kendime
Hep kendini yineliyorken sesler kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün
Ölümsüz olmak kadar ürkünç bir şey
Bu dünyaya alışmak duygusu

Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak
Tanrılara ödül insanoğluna cezaysa
Kalbim bağışlanmayacak birşey yap
Katlanma kendine ve bu dünyaya

Kalbim ödünç say sana ayrılan ne varsa
Geri vermiştin dinini
Dilini de unut artık
Aztektin yahut Kürt, hüznünse Kızılderili
Geri ver ne kalmışsa sende, umutların dahil
Hiçlik, o sezdiren keder
Buydu senin payın
Duyumsa sülfürün yanışını
Seni vur ,seni bekleme, seni tarihsiz kıl
Bir kartala parçalat seni kayalara zincirleyerek
Kurbanla kurban eden bilinmiyor tarihe bakarsan
Bir efsaneydi yaşamak, sende bilmiyorsun bunu
Medyumdu kimya bir senfoninin diliydi belki
Yeni cehennemler kurmuştuk bilinebilir şeylerden
Sözünü tut artık, seni tarihsiz kıl
Ve katlanma bu dünyaya ey kalbim

-Ahmet Telli

Temmuz 11, 2019