26 Ağustos 2022

Bir Dostun Ardından

Günledir düşünüyorum, ne yazsam nasıl yazsam... Her oturduğumda yeniden algılıyorum yeniden inanamıyorum, yeniden yanıyorum yokluğuna... Bir yandan herkesin bir yanının bir parçası olmandan yanıyorum; Denizhan için, Çınar için, ablalarının, abilerinin, tüm ailenin. Bir yandan öyle duyarlı, öyle hassas, bu dünya için öyle ihtiyaç bir insanın bu kadar erken ayrılmasına yanıyorum. Çok önce bir gidiş oldu...

Öğrenci yurdundaydık. Bizim odalar 6 kişilikti. Bir kız vardı koridorda görüyordum ara sıra, tek kişilik odada kalıyordu. Allah Allah demiştim o niye tek kişilik odada kalıyor ki! Meğer yüksek lisans yapanlara tek kişilik oda veriliyormuş. Tanıştık, gemi mühendisliği okuyorum demiştin. Vaay! demiştim! Bir kadın, hem mühendis hem gemi! Yıllar geldi geçti, sesindeki ton, yüzündeki iyilik değişmedi. Hep öyle cin gibi, ateş gibi bir kız olarak bildik seni yıllar yıllarca. Türkiye’nin deniz aşırı giden ilk kadın gemi makine mühendisi… Okyanusları aşan koca geminin makine donanımından sorumlu ilk kadın mühendis… Az şey mi; çok… Şöhret Subaşı Atikkan…

Bankada çalışıyordum, bir parti vardı ve giyecek bir şeyim yoktu. Demiştinki gel sana ilginç güzel bir şeyler alalım. Öyle havalı ve uygun bir şey almıştık ki, bankadakiler çok şaşırmıştı. Ev hediyesi almıştın bize; hiç aklıma gelmeyen ahşap, orjinal, harika bir çeyiz sandığı. Kim artık hediye olarak çeyiz sandığı alıyor ki! Sen bilirdin, bulurdun, alırdın. Bir arkadaşımızın dediği gibi; bu dünya sana göre olamadı hiç...
Konuşmak zor. Yaşama başladığımızda hep gitmeye doğru ilerliyoruz ama bilmek, gidenlere el sallamak çok çok zor... Derler ki, adını anan son insan öldüğünde unutulursun. Ben senin çok çok uzun yıllar sesinin, sözlerinin, yüzünün yaşamda kalacağına eminim. Güzel bir insandın. Bu dünyadan güzel bir insan geçti. Dünyaya çok güzel şeyler bıraktın... En başta Tuzla’nın bütün kedileri ve ben ve bu dünya senden razıdır biliyorum, Allah da senden razı olsun. Ruhun şad olsun. Yattığın yer incitmesin Sevgili Şöhret…

08 Temmuz 2022

Sayıklamalar IX

 Her şeyden şikayet eden yaşlıların neden her şeyden şikayet ettiğini anladığım için çok üzgünüm. 

09 Nisan 2022

Bir Şekilde Yaşıyorum

Gerçeği gerçek gibi anlatmış iyi sinema hikayelerinden Mandalina Bahçesi. Müziklerini de her karşıma çıktığında dinlerim. Evde her ne yapıyorsam oturup dinlerim mesela. Şu dünyadan kendime beş dakika çalamayacak mıyım der, durur dinlerim. 

Neden zaman bana hiç yetmiyormuş hissim bu kadar yoğun? Bir bileniniz varsa allasen söylesin! Evde oradan oraya koşturan çocuklarla, üç öğün yemek isteyen bir kalabalıkla yaşamıyorum, yaşamak için çalışmam bile gerekmiyor ama kafamda düşünüp durduğum hiç bir şeyi yetiştiremiyorum. Çünkü yapmıyorum! Şu an bu cümleme çok güldüm... Koltuğa oturuyorum balkonu yıkamam gerek diye düşünüyorum; dolaptan tel süpürgeyi çıkarıyorum, sandalyeleri balkon korkuluklarına takıyorum -iki kere yapıyorum o hareketi çünkü düşecek gibi oluyorlar- iki temizlik bezi ve 'cif 'i alıyorum yanıma. Önce balkon mermerlerini ıslatıp siliyorum, ondan önce korkulukları tabi, bez çok kirlenmesin. Sonra o suyu yerlere döküyorum. Kaba tozunu şöyle bir süpürüyorum. Sonra bir iki en en fazla üç kez banyodan su taşıyorum döküyorum balkona iyice sürterek yıkıyorum. Sandalyeleri indirip siliyorum. Ortadaki tabureyi siliyorum. Tek kaktüs saksımı en güneş alan noktaya tekrar koyuyorum. Sabahtan beri ısınan çaydanlıktan son bir bardak çay alıp oturuyorum balkona, tomurcuklanan ağacı seyrediyorum. Sonra koltuktan kalkıyorum. Çayı kapatıyorum. Yaklaşık bir haftadır balkonda duran su dolu temizlik kovalarına bakıp, dursun biraz daha akşam oldu boş ver deyip, balkon kapısını kapatıyorum. 

Beş gün olmuş sosyal medyadan onlarca arkadaşım yaş günümü kutlamış, dönmemişim. Mesaj kutusuna mesaj atan sevdiğim bir iki arkadaşım var, dönmek istiyorum dönmemişim. Kendime kural koyuyorum, her gün iki arkadaşımı-akrabamı arayacağım, bir iki gün arıyorum sonra yine aynı, arayamıyorum. Sevdiğim dayım var, amcam var, kuzenlerim var aklımda, vaktim yok ki! Herkesle konuşuyorum bütün mesajları cevaplıyorum hele hele ne güzel yazılar yazıyorum camdan bakarken. Sonra bir bakıyorum akşam olmuş karnım acıkmış eh, akşam oldu artık diyerek vicdanım rahat uyuyabileceğime sevinerek sabah hepsini sırayla yapacağıma söz vererek gözlerimi kapatıyorum...

12 Mart 2022

Ama Olmadı Böyle Zaman

Zaman konusuyla ilgili bu kaçıncı yazım hatırlamıyorum. Bir algım birden yüzüme burdu bugün, yine yazayım zamanı dedim. Sağolsun sevgili Ceren 'in sorularını düşünürken, geçmişte de zaman hakkında -aslında boş boş- düşünürken, onu ne kadar yok saydığımı fark ettim. Sanırım ölümlü bir canlının yapabileceği en büyük hatayı yapmışım... Bravo bana yani. 

"Sınırlı zamanın olduğunu asla unutma", yazmışsın ya sevgili Ceren, bir an durdum. Öyle ya, sınırlıydı, değil mi! Sınavlarda, toplantılarda, bir yere yetişirken, bir yerden ayrılırken zaman aklıma geldi mi elim ayağıma dolanıyor. Mesela daha sınavın bitmesine yirmi dakika vardır, aman! yirmi dakika kalmış diyerek bir saate bir soruya bakar kalarak süreyi doldururum. Son bir dakika kalmıştır gideceğim yere, daha zaman var derim. Kafamda aranacak insanlar, gidilecek yerler, hele de karar verilecek işler, eylemler ve daha neler neler için hep daha zaman vardır gelecekte?!. Zamanla ölçülen bir şey yok da, sanki ben yapacağımı edeceğimi ne zaman nasıl bitirirsem öyle/ydi hayat. Öyle olmalıymış gibi. Kötü oldu zamanı yok saydığımı netleştirmem. En azından farkında olmadan dolaşıyordum ortalıklarda, şimdi farkında olarak dolaşacağım, o kötü. 

Ben Kedim Yatağım-Sezen Aksu

25 Şubat 2022

Karafatma

Gözümden uyku akıyor ama uyuyamıyorum. Banyoda bir karafatma gördüm. Öldürmek istemedim. Tuttum elimle camdan attım. Camdan atana kadar elimde öldü zannettim, çok korktum. Yaşamımın bundan sonraki acılarına nasıl dayanacağım bilmiyorum. Evin içinde otururken dışarda miyavlayan kedilerin çığlığına dayanamıyorum on kere balkona çıkıyorum birine bir şey mi oluyor ki? Balkonda üşüyorum bu sefer de soğukta ne yapıyorlar ki? Üzülüyorum. Daha olacak acılarım biliyorum; her şey sırayla giderse olacak... Ölümden korkmuyorum; yaşama özlemim ağır basacak biliyorum.