Temmuz 02, 2014

02 Temmuz 1993*

Günlerden Öyle Bir Gündü


Günlerden öyle bir gündü;
Üstüne tarih düştüğüm.
Gözümün önüne geldi birden
Balkıyan güzel yüzün.

Ve yüreğim yandı söndü,

Ter bastı avuçlarımı.
Bir işlek kovan uğultusu
Kapladı kulaklarımı.

Uzandım usulca cigarama;

Yavan ömrüme katık.
Ben o gün öldüm gülüm,
Bir daha ölmem artık...


Metin ALTIOK


Metin Altıok; 02 Temmuz 1993 günü Sivas Madımak otelinde çıkarılan yangında yaralanması sonucu, diğer: 

  • Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
  • Muhibe Akarsu, Muhlis Akarsu'nun eşi 45 yaşında
  • Gülender Akça - 25 yaşında
  • Metin Altıok - 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci
  • Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı
  • Sehergül Ateş - 30 yaşında
  • Behçet Sefa Aysan - 44 yaşında, şair
  • Erdal Ayrancı - 35 yaşında
  • Asım Bezirci - 66 yaşında, araştırmacı, yazar
  • Belkıs Çakır - 18 yaşında
  • Serpil Canik - 19 yaşında
  • Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
  • Nesimi Çimen - 62 yaşında, şair, sanatçı
  • Carina Cuanna Thuijs - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
  • Serkan Doğan - 19 yaşında
  • Hasret Gültekin - 22 yaşında şair, sanatçı
  • Murat Gündüz - 22 yaşında
  • Gülsüm Karababa - 22 yaşında
  • Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
  • Emin Buğdaycı - 18 yaşında, şair.
  • Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
  • Koray Kaya - 12 yaşında
  • Menekşe Kaya - 15 yaşında
  • Handan Metin - 20 yaşında
  • Sait Metin - 23 yaşında
  • Huriye Özkan - 22 yaşında
  • Yeşim Özkan - 20 yaşında
  • Ahmet Özyurt - 21 yaşında
  • Nurcan Şahin - 18 yaşında
  • Özlem Şahin - 17 yaşında
  • Asuman Sivri - 16 yaşında
  • Yasemin Sivri - 19 yaşında
  • Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
  • İnci Türk - 22 yaşında
  • Cengizhan Demir - 28 yaşında
Otel çalışanları:
  • Ahmet Öztürk - 21 yaşında
  • Kenan Yılmaz - 21 yaşında
birlikte hayatını kaybetmiştir. O gün, günlerden yine bir gündü. Güneş yine doğmuş, yukarıda adı sayılı insanlar sabah uyanmış, kahvaltı etmişti. Her biri o gün onlarca şey düşünmüş olabilir. Öğlen nereyi göreceklerini, hangi sanatçının etkinliğinde neler olabileceğini, okudukları bir gazete parçasındaki herhangi bir notu ya da akşam ne yiyeceklerini. Ama hiç biri kendi ırklarından birileri tarafından akıl-sır ermez bir nefretle anılacaklarını, aynı nefretle dünya da istenmeyeceklerini ve çaresizlik içinde ölebileceklerini düşünmemişti eminim... Ermiyor, bazı insanların ve benim buna aklım ermiyor... Erenlerden Tanrı korusun, ne diyelim. Yalnız, onların Tanrısı değil. Onların Tanrısı ile benim Tanrım aynı olamaz...

3 yorum:

  1. Ahhh, gonul nasil kabul eder bu gercegi beyin nasil inanir...
    Ama gercek iste, bir ulkede akillarin durdugu bir zamanda yasandi. Hepimiz sahitlik ettik ustelik. ..

    YanıtlaSil