Şubat 25, 2013

Yeni Dünya 20: San Francisco; Bir İstanbul Değil

Şöyle diyorsunuz gidince; İstanbul'a benziyor. Ama ne yalan söyleyeyim, bir İstanbul değil. Evet, Pasifik Okyanusu'nun mavisine rağmen, neredeyse her tarafı suyla çevrili bir yarım ada olmasına, o modernliğe, o düzenliliğe, o yeşilliğe rağmen İstanbul'un güzelliği yoktu. Fakat golden gate köprüsü, balıkçılarla dolu limanı, yokuş yukarı sokakları, dik yokuşları tıngır mıngır çıkan tramvayları ile elbet güzel bir kent San Francisco.
Gecenin bir yarısı vardık şehre. Gezmek için iki tam günümüz vardı. Maalesef ikinci gün çok yağmur yağdı. Aralık ayının sonunda normal olsa da biz yumuşak California iklimine bozulduk biraz.
Sonra, ne diyeyim gezdik işte. Nedense çok bir şey yokmuş gibi şehre dair anlatacağım. Resimler derseniz çok çekememişim. Şehir merkezini dolaştık, koca koca binalar. geniş caddeler, güzel kafeler filan... Yok yok bu kadar değil tabii, bir kere dünyanın en uzun ağaçları burada. Muir Ormanları, Sekoya denilen bölgeye özgü bir ağaç türü ile kaplı ve dünyanın en uzun ağaçları kabul ediliyor. Redwood milli parkı olarak da geçen bu bölge de, en uzun ve en yaşlı ağaçlar bulunuyor. 115 metre olarak ölçülmüş en uzunu. İstanbul Boğaz köprüsünün iki katı yüksekliğinde yani. Şimdi anladınız değil mi, ne kadar uzun!
Benim gibi ağaç sever için harika bir yerdi, fakat Andressa çok çok eğlendi diyemiyorum.  O şehir kızıdır. Çok fazla güzel resim aladıma tabii telefonla. Ancak aşağıdaki gibi işte...

buyulugerceklik.com

Ormana gelmek için golden gate köprüsünden geçmeniz gerekiyor. O da güzeldi. Buradan bakınca İstanbul diye kandırabileceğiniz bir manzara değil mi?

buyulugerceklik.com

Bu da arkadaşımızın ailesinin bizim için yeni yıl yemeği sofrası. İlgili, sıcak, harika misafirperver insanlardı. Bir yıl kadar sonra annesi damar tıkanıklığı rahatsızlığı geçirdi, şimdi şimdi iyi ama bir süre sol tarafı tutmadı, çok üzüldük...
Daha iyi olacak inşallah.

buyulugerceklik.com

Şehir merkezinin sokaklarından biri.

buyulugerceklik.com

Gördüğünüz gibi Çinliler her yerde... San Francisco' da ünlü bir Çin mahallesi de var, fakat biz bizim Çinlilerden yeterince kültür edindiğimiz için gitmedik. Fakat siz gidin, her bir gezi sitesi tavsiye ediyor orayı, ilginçmiş..

buyulugerceklik.com

Eh, tabi San Francisco deyince Alcatzar adası ve adını aldığı hapishanesinden bahsetmemek olur mu, olmaz.  İşte aşağıda gördüğünüz ada üzerine kurulu bir hapishane. Her yerde biblolaları, mahkum kıyafet tişörtleri var, tarihini çok bilmiyorum. Ünlü ganster Al Capone'da burada kalmış filan, ne önemi varsa... Çokça filme konu olduğunu, Steve Macquin'in hatta ünlü Kelebek filminin de oradan hikayeleştirildiğini hatırlıyorum, yanılıyor da olabilirim. Eskiden ne kadar kötüydü, neydi bilmiyorum,botlarla turistik turlar düzenleniyor, biz gitmedik.
Diyorum ya, bize orada bulunmak, sokaklarında gezmek, birbirimizle sohbet etmek yetiyordu.
Bir Akdeniz lokantasına gittik. Kebap yedik çok kötüydü. Bir İrlanda barına girdik, gürültülü, koyu sohbetler vardı her köşede. İki bey yanımıza gelip size katılabilir miyiz dedi, hayır biz böyle iyiyiz dedik, gülümseyip gittiler. Biz de biraz daha takılıp çıktık. Erkenden eve gidip sabah yola çıktık...

buyulugerceklik.com

Dönüşümüz hafif maceralı oldu. Sevgili arkadaşım çantasını evde unutmuş. Biz bunu, o iki üç saat ehliyetsiz ve pasaportsuz araba kullandıktan sonra fark ettik. Allahtan önce biz fark ettik. Mola için durduğumuzda. Yolun ondan sonra 4-5 saatini-bilmek, böyle kötü bir şey işte- ben kullandım. Biraz yorucu oldu ama oldu. Sonra çantayı kargo ile arkadaştan istedik, halloldu gitti...

2012, Aralık

4 yorum:

  1. İstanbul başka tabi, dünyanın en güzel şehri benim gözümde :)
    Ama fotolar benziyor... su ada bile var :D
    Güzel paylaşımdı, fotolar da şahane, teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su adayı unutmuşum bak:-)
      Sevgiler, görüşürüz.

      Sil
  2. anaa, bu yazıları şimdi gördüm! SF benim için de kompakt bir istanbul gibiydi. daha medeni bile diyemeyeceğim. belki daha rahat. yoksa hangi şehir istanbul'umuzun yanına yaklaşabilir! ama çok sevmiştim. turist olunca hiçbir şehrin hakkını veremiyormuşuz gibi hissediyorum. SF'in de bendeki hissi ''burda 1 ay yaşasam acayip harika 1 ay olur!'' şeklindeydi. bu açıdan değerli. yoksa her gittğim yerde aynı hisse kapılmıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun, o kadar yazı var ki etrafda:-)
      Evet, daha rahat, yaşansa daha güzel olabilir gibi de hissediyor insan. Ben ünlü Çİn mahallesine gitmedim, ona üzülüyorum bazen. Belki bir gün:-)

      Sil