Eylül 01, 2015

Hayat bazen...

Hazır Hollywood'dan bahsetmişken bir ikonunu anmadan geçmek olmaz. Kendisinin bazı bana göre ilginç ve özel belgelerine Chicago halk kütüphanesinde rastlamıştım, onları kaydetmeden geçmeyelim... 
Güzel kadın. Güzel kadın kelimesinin yetmediği kadar güzel bir kadın. Sanatçı olarak hayranı değilim. Bir filmini izledim, adını hatırlamıyorum ama benzer konuda Yeşilçam'da da çok film yapılmıştı. Kadın kılığında gemiye binen iki erkek, gemide aşık oldukları iki kadın, komedi, romantizm vs. Önemli değil. Öyle bir ünvana ve yere sahip oldu ki hem çağında hem günümüzde ne yaptığı ne de yetenekleri kimseyi ilgilendirmedi. O Marilyn 'di. Sarışın güzelin tanımı, idolu, anlamı... Sarışın bile değilken sarışın olmanın en yakıştığı kadındı... Holywood denince bahsedilecek yüzlerce kişilik olabilir; hem sanatçı hem politikacı, çevreci, bağışçı, demokrat, solcu, anarşist, hümanist... O hem sanatçı hem iyi bir insandı diyebileceğiniz yüzlerce kişilik... Marilyn başka ne idi emin değilim fakat "sanatçı" bile olamadan öldü. Henüz dersler alırken; şarkıcı, oyuncu, yapımcı olmaya çalışırken karar vermeye çalışırken nerede mutlu olacağına 36 yaşında hala net olmayan bir nedenle kayboldu...
Babasının kim olduğunu annesinin bile bildiği meçhul. Yaşamında pek çok soy adı oluyor sanki her bir isim onda başka kimlikler yaratıyor; Norma Jeane Baker, Norma Jeane Dougherty, Norma Jeane DiMaggio, Norma Jeane Miller ve Marilyn Monroe... Mortenson soy adı ile doğum belgesi alıyor ama herkes biyolojik babasının Mortenson soy adlı annesinin ikincisi kocası Edward değil, film stüdyolarında çalışan satış elemanı Gifford olduğunu düşünüyor. Marilyn, 9 yaşında tecavüzüne uğradığı üvey ya da öz babası olduğu bilinmeyen Edward'ın soy adını redderek, annesinin Baker soyadını taşıyor bir müddet. Daha sonra da kiminle evlendi ise onun soy adı ile yaşıyor. Dougherty; 16 yaşında evleniyor. Ünlü olduğu dönemlerde de DiMaggio ve Miller. Fox filmciliğin yönlendirmesi ile de Marilyn Monroe adını kullanıyor son yıllarında. 
Annesi bazısı kısa bazısı uzun bilinen altı evlilik yapıyor. Şizofreni tanısı ile bir çok kez hasteneye kaldırılıyor. Dayısı manik depresif tanısı ile tedavi görüyor, bir hastane çıkışında kendini asıyor. Bu dönemlerde Marilyn, annesi tarafından bakamıyorum beyanı ile yetimhanede ve çeşitli bakıcı aileler yanında kalıyor. Kimi aşırı dini eğilimli, kiminin kocasının cinsel tacizine uğruyor. Annesinin yakın arkadaşı bir müddet yanına alıyor, kadın evlenene kadar ikisi içinde hayat normal, lakin evlendikten sonra kocası Marilyn 'e cinsel tacizde bulununca Marilyn yine yetimhaneye gidiyor. 
Marilyn 16 yaşında evlendiğinde mutlu olup olmadığını, 21 yaşındaki kocasını sevip sevmediğini çok umursadığını sanmıyorum. Dört yıl sonra boşandıktan sonra, modellik kursu ile başlayarak yavaş yavaş Holywood'un tepesine doğru yaklaşıyor.
Oyunculuğunu bilmiyorum, şarkıcılığını bilmiyorum. Hayatta kalmaya çalışmış ve başarmış küçük bir kız görüyorum ben önce Marilyn'e baktığımda. 
Bugün, hâlâ binlerce insanın güzellik tanımı ise, bilinen en ünlü fotoğrafların sahibi ise, herkese rağmen başarmıştır. 

Kim ne derse desin ölümünden bir kaç ay önce yeni mutfak çizimi yaptıran bir kadın intihar etmez! Onca yolu gelmişken, tepede ölümü seçmez bence...

Ölümünden bir kaç ay önce çizdirdiği mutfak planı. Chicago halk kütüphanesi
Her ne kadar hala psikiyatrise gitse de faturalarını ödeyen, gazetecilere kendi el yazısı ile cevap verecek kadar mütevazi, sorumluluk sahibi ve geleceğini önemseyen bir kadın intihar etmez...

El yazısı ile röportaj cevabı. Chicago halk kütüphanesi
O gece, mirasının çoğunu bıraktığı, eğitimi ve bakımını üstlendiği kız kardeşinin oğlu ile konuşacağını söyleyerek odasına çekiliyor. Rapor edilen telefon kayıtlarına göre, en son başkan Kennedy ile görüşüyor. Ölüm nedeni aşırı uyku hapı alımı olarak kayıtlara geçiyor, ama kanında aşırı doz bulunamıyor. Sonradan otopsiye konu parçaların değiştirildiği iddia ediliyor... 
O ölmüştü. 
Marilyn, merdivenlerini eliyle ayağı ile tutunarak çıktığı çatıdan itilivermişti...

Ve ben bu şarkıyı en çok ona yakıştırıyorum şimdi.
"Sanma ki hikayesi şu titreyen dalların düşen yaprakla biter. Sanma ki güzelliğin o ipek saçlarına dökülen akla bitti... "


10 yorum:

  1. Çok da iyi bir oyuncuydu bence. Otobüs Durağı, Dönüşü Olmayan Nehir ve en çok da Uyuyan Prens'i severim. Bence de oldu bittiye getirildi, intihar etmiş olacağını sanmam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzlemedim ben filmlerini, belki izlerim bir fırsat olursa, fakat kişilik olarak hem ilginç hem çok hüzünlü geliyor bana.
      Selamlar, Sevgiler,

      Sil
  2. Tam olarak sebebini bilmiyorum, belki fotoğraflarının çok kullanılması, idol olarak fazla fazla abartılması, sempatim hiç olmadı kendisine karşı. Mümin Sekman'ın kitabında vardı sözleri. Orada okumuştum biraz. Ve bu kadar diyebileceklerim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunca yazdığıma rağmen ben de hayat hikayesini tam okumadan önce senin gibi düşünüyordum Şenay. Fakat artık daha çok zor hayatı ve geldiği nokta olarak düşünüyorum ve helal olsun diyorum. Ve çok güzel buluyorum o ayrı :)
      Sevgiler, Selamlar... Sınav yaklaşıyor, hızlandır test çözümlerini:)

      Sil
    2. Bana sınav demeyin :D Ah evet bu yaklaştı ancak bizde şöyle bir durum var biliyorsundur sanırım. Biz bu mayıstakine giriyoruz ve yüzde elli etkili. 24 temmuzda alan sınavına giriyoruz bir de onun da yüzde ellisi. Ve uzun uzun olan sınav dönemlerinde aynı motivasyonda kalmak zor oluyor malum. Mesela ben geçen sene ilk başlarda iyi başlamıştım ancak son zamanlarda devam etmeye gücüm yetmemişti pek ve alan sınavında aldığım kötü kötü sonucun etkisiyle bu sene tekrar çalışıyorum :D
      Umarım bu sene iyi olacak :)

      Sil
    3. Aslında aklıma geldi yazarken, sınavı gündeme getirmemek ama deyiverdim yine de. Tahmin ediyorum zorluğunu ve üzülüyorum açıkçası çalışanlar adına. O kadar puanlar almak hiç akıl karı değil fakat yapacak bir şey yok.
      Kolay gelsin:)

      Sil
  3. Ben de filmlerini izlemedim ve ben de onun fotoğraflarına baktığımda kesinlikle çok hüzünlü bir hikaye görüyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın olsun o zaman, en azından bizim için hüzünler dağılsın:)

      Sil
  4. Çok beğenirim,bahsettiğiniz film sanırım Bazıları Sıcak Sever :)Marilyn kesinlikle kendine has bir tarzı olan öyle ya da böyle sinemaya ismini yazdırmış bir isim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet o. Bazıları Sıcak Sever:-)
      Teşekkürler, sevgiler,

      Sil