Mart 16, 2012

Sayıklamalar...III

İnsan tuhaf bir biçimde her sabah yataktan ölmeyecekmiş gibi kalkar.
Tüm kaza ihtimallerini düşünürsek, akşama kadar ölme ihtimali ölmeme ihtimalinden yarı yarıya (atıyorum) daha fazladır.
Yine de bu olumsuz ihtimal akla olumlu ihtimalden yarı yarıya (atıyorum) daha az gelir. Hatta aynı gün içinde hiç gelmeyebilir.
Akla gelen ilk sonuç; insan olumlu düşünmeye, olmasını istediği gibi düşünmeye meyillidir.
Pesimistler buna dahildir.
Ben anlamsız ve gereksiz bir şekilde optimistimdir.
Son tahlilde kararları akıl değil kalp verir. Kalp sadece akıl verirmiş gibi göstermesini bilir.
Hayat anlamsızdır, olumsal bir kavramdır. Hayatın anlamlı olabildiği kadar anlamsız olması da mümkündür çünkü. Saçmadır demek daha yerindedir. Doğrusu, yanlışı, oluru, olmazı, iyisi, kötüsü, kısası, uzunu, ahlaklısı, ahlaksızı, erdemlisi, erdemsizi, boşu, dolusu hepsi "hayattır" çünkü.
"Everything is going to be all right" cümlesi kadar hayatımıza salakça girmiş, komik, yalan ve ezber bir cümle yoktur sanırım. Bir şey olacaksa zaten olacaktır. Bunu iyi niyet dileğince kendine çevirip söylemek sahtedir.
İnsan en çok kendini kandırır.
İnancı ancak insanın kendisi yıkabilir.
Kaç kitap okunursa okunsun kaç film izlenirse izlensin "yaşam" anlatabilir bazı şeyleri en net.
İnsanın her şeyi anlamaya yaşamı yetmeyeceğine göre "şans" yaşamın en önemli kilididir.
Şansı görebilmek aklın işi gibi dursa da kalp ancak "farkına" varabilir.
İnsan kendi doğurduğu için ölebilir, doğuranı ya da doğmasına sebep olanı da öldürebilir. Bu da gösterir ki; ilişkilerini her zaman kendi hissettikleri, istedikleri üzerinden kurar. Başkalarının kendisi için hissettiklerini "bir yere" kadar önemseyebilir, dikkate alabilir.Buradan başka çıkarımlarda olabilir, hiç bir çıkarımda olmayabilir, saçma da olabilir çıkarım. Olabilir. Sayıklamalar böyledir.

2 yorum: