Ekim 25, 2010

Tutukluk...

Çok fazla giysim var, çıkaramıyorum...
Yazamıyorum...
Kimse yokmuş gibi dans edemiyorum.Çok gürültü var müziği duyamıyorum...

Küçük İskender güzel yazardı  ;

"İnsanın başkalarına değil, kendine yetmeli gücü."
"Kendinden nefret edip ayna parçalamak kolay. Sorun; sonrasında ortaya saçılan binlerce "sen"i kim temizleyecek"
"Yarı yolda bırakmışım.Nankör olma yarı yola kadar getiren benim..."

hala güzel yazıyor...

"Senden Hala Haber Yok"

Bir nesnenin neresinde akşam olur
Sivri bacaklı delikanlılar gülüşerek bara inerler
Yazın bittiği rivayet edilir kasabada
Yani artık tamamen bitmiştir yaz
Tüketilmiştir ya da yok sayılmıştır
Çığlık çığlığa koşarak bir iki at yürür denize
Rakının yayları kopar bir iki adam ağlar
Bir iki kadın güzel kokular içinde geçer uzaydan
Senden hâlâ haber yoktur
Bir nesnenin neresinde akşam olur.

Sessizlik ne berbat bir yolculuktur.
Yağmur, kopan bir inci kolye gibi yağar
Sivri bıçaklı delikanlılar dövüşerek bardan çıkarlar
Kışın başladığı rivayet edilir kasabada
Yani artık tamamen her şeyi kaplamıştır kış
Önemsenmiş ya da kabul görmüştür.
Çığlık çığlığa koşarak bir iki hatıra yürür akıllara
Rakının kadehi kırılır bir iki kadın ağlar
Bir iki adamın tenha cenazesi geçer uzaktan
Senden hâlâ bir haber yoktur
Sessizlik çok berbat bir yolculuktur.

İnsan üzülmeye görsün hayat hep tutuktur
Kar, ölümün üstünü bembeyaz bir örtüyle kapar
Sivri bacaklı delikanlılar birbirine dargın ayrılmışlardır buralardan
Mevsimlerin aşka göre değiştiği rivayet edilir kasabada
Yani artık tamamen sevdayı ele geçirmiştir mevsimler
Özlemek, unutulmak ile hatırlanılmak arasında bir ara istasyondur
Çığlık çığlığa koşarak bir iki teselli yürür ömürlere
Rakının tadı küflenir çürür bir iki âşık ağlar
Bir iki yalnızın ismi okunur topraktan
Senden hâlâ bir haber yoktur
İnsan üzülmeye görsün ona hayat hep suçluluktur

Küçük İskender  "Sarı Şey" kitabından...

Ekim 20, 2010

Nikotin Saçmalamaları...

İçeyim gitsin, bu ne mutsuzluk canım...
Bu ne egoizm, biraz da mutsuz ol ne olur !...Tüm gün beynimin içinde çalışan binlerce insan vardı sanki, o ne karmaşaydı, her bir ağızdan ayrı cümle, ayrı koşul, şart, çözüm...Düşünemedim tabi ; akşama  doğru bunun yerini gerginlik alacak, hepsini unutacağım, dikkat sıfır, hele konsantrasyon neye, nasıl ?... O zaman yazınca içerim...Bu kadar içmedim zamana yazık değil mi şimdi ?...O zaman güzelim restorantın bahçesinde içseydin ya...Evde düzeltilmedik çekmece kalmadı.Silinmedik sehpa, serilmedik örtü, toplanmadık raf,  atılmadık kağıt...Bir zürafanın otopsisini izledim 10 dakika,sırf yerimden kalkmayayım diye...Yazık, yazık bu zamana...Aslında bırakmanın faydaları gerçekten çok fazla, bir kere hem sigara içmiyorsun hem onun yerine sürekli su içtiğin için fazla su içmiş oluyorsun iki katı sağlıklı oluyorsun..Sanırım komşu balkonda sigara içiyor! Hava soğuk benim ne işim var balkonda canım...Şimdi değilse ne zaman kurtulacağım?! Bu cümleyi severim...Ama bazı şeylerin bir zamanı vardır , bunu da bilirim , belki gelmemiştir bunun kisi...
Bu onlardan değil saçmalama lütfen, altı üstü biraz duman, kötü kötü  otlar...İstemiyorsan içmezsin kim zorlayabilir...Ya kendim kendimden istersem içmesini ? Zaten kimseye bir söz vermedim...kendime bir tek....İçeyim o zaman...Bugünden geçti, yarın kimseyi tanımam kendim dahil...Hem o da kendim bu da kendim, içerim içmem kime ne canım!...O zaman ne diye bugün içmedim!! Olsun zararın neresinden dönülse kardır ya da tersi...
Ne saçma, niye içmiyorum ki ; yok sağlıklı yaşam , derin nefes, bol oksijen, geri gelmeyen beyin hücreleri ; niye lazımsa sonra, yok Sümela'ya 65 yaşında tırmanabilmek, kendine zarar vermemek, akıllı insan yapmaz bunular, biraz düşün bla bla bla... Onu düşün bunu düşün, ben duyular ve güdülerle kalmak istiyorum...Versin verebiliyorsa yarın bir kaza geçirmeyeceğimin garantisini biri,  içmeyeceğim tamam...Ayrıca hala içmedim...İnat değil mi içmicem...En az güvendiğim sıfatım da inattır...Ada çayının üstüne de sigara içilmez ki! Acaba uyuyup uyanıp uyku ilacı alınsa, mesela 10 gün, geçen zamanla bağımlılık azalıyor ya, azalır mı ki...Yalnız günde sadece 9-10 adet sigara içen  birinin bu kadar saçmalaması da pes !...Vücut baş edebilir bununla bence, gerek yok içmemeye...İyi de, edemiyor biliyoruz...Dördüncü katta  10 dakika soluklanıyor görüyoruz...
Bu platformda bu kadar gündelik, anlık, düzensiz, özensiz yazmak, aslında hiçte istediğim bir tarz değil...Ama dedim ki kendime ; İ.Berkan bile kocaman Radikal'in kocaman köşesinde neredeyse bir hafta her gün yazdıysa sigarayla düellolarını,  benim bu kadar takılmama hiç gerek yok bu platformda dedim...İçmedim...İçmem artık....Hele güneş bir doğsun, bir görelim, bakacağız.
(...09.07.2010...)
tütün tarlası