Aralık 24, 2012

Yeni Dünya 7: Yasak

Yurdun yakınındaki 'Circle K' -bildiğiniz köşe market anlamına geliyor- marketine gitmeyip, iki blok ötedeki Ürdünlü Frank'ın dükkanına gidiyorsam, bu kasabaya alıştım diyebiliyordum. Bence bunun gibi detaylardır bir şehre alıştığınızı gösteren. K marketin sahibi asık suratlı yaşlı bir adam, üç aydır iki günde bir gidiyorum, değil yaşımı yüzümün 21'in üzerindeyim diye haykıran çizgilerini ezberledi, her seferinde "Pasaport lütfen", diyor, sigara almak istediğimde. Şaşırınca da kızıyor.

21 yaşın altındakilere sigara ve içki satmak ciddi ve takip edilen bir suç. Hatta, yaş sınırının altındaki birine sigara veya içki satın alırken yakalanırsanız da yine kendiniz 21 yaşın altındaymışsınız gibi, 400 Amerikan doları ceza ödüyorsunuz. Eyaletten eyalete değişiyor tabii, Kalifornia'da böyle. Barlarda ve gece kulüplerinde de geçerli bu. Garsonlar önce kimliğinizi soruyor. 21 yaşın altında gece kulübüne zaten giremiyorsunuz. Bar veya içki satılan kafelere girseniz dahi masada kimliğiniz soruluyor. Ha, aklınızdan arkadaşınızın bardağından yudumlamak geçiyorsa, dikkatli olmanızı öneriyorum. Garsonlar görürse kapı dışarı ediliyorsunuz, söylemedi demeyin. Tabii, bunca sıkılık La Verne gibi küçük, herkesin tanındığı ve göz önünde olduğu bir kasabada daha geçerli. Büyük şehirlerde masaların takibine çok rastlamadım açıkçası.

House and Wing; önünde bira ile yakalandığım kasabanın tek barı.

Bu yaşın altındaki sınıf arkadaşlarım pek söyleniyordu bu duruma. Yurt ve okul içinde ve çevresinde bira dahi içemediklerinden sızlanıp durdular epeyce. Özgürlükler ülkesi Amerika'da ya da Kalifornia eyaletinde diyelim, açık havada herhangi bir yerde; evinizin bahçesinde, bir parkta, piknikte, ormanda, plajda, üstü açık arabanızda, hatta oturduğunuz barın önünde alkollü içecek içemezsiniz, yaşınız ne olursa olsun. Bu kadar kapsamlı olmasına şaşırıyordum şahsen, cezası mininum 400 dolar. Barların önünde içilmediğini de elimde 'Miller' şişesi ile kapının önüne çıktığımda fark ettim. Herkes bana, 'Bruce Wills' gülümsemesi ile "Ne kadar cesursun tatlım", der gibi bakıyordu. Kontroller sık değil ama yakalanırsanız istisnasız. Bu durumda bizim onlara ortadoğu ülkesi olmadığımızı anlatmaya çalışmamıza hiç gerek yokmuş değil mi? Çevre karayolu kenarlarındaki mangal-rakı sefamızı görseler yeterliymiş. Şaka bir yana, söylemeden geçmemek lazım; bir zamanlar Osmanlı'nın eleştirildiği hataları aynen yapmaya devam ederek, ülkemizde yeni yeni eklenen bu türlü yasakların, "Amerika'da dahi" savunması ile önümüze sürülmesi "aptal" kandırmaktan başka bir şey değildir.

Amerika'nın yerlileri. Şortlu olan değil.
(Chicago)
 Amerikan halkı dediğimiz topluluğun, Avrupa kıt'asından gelen göçmenlerden oluştuğunu düşünürsek ve hala göçmen almakta oldukça aç olan bu ülke de, kimse bu tür "basit" nedenlerle sınır dışı edilmek ya da sicilleri kirlensin istemiyor. Kurallara uymakta hassaslar bu nedenle de. Belki de bizim vurdum duymazlığımızın altında yatan şey; güçlü, "ülkemiz" kavramının negatif etkisidir.

Toplumlar; din, görenek ve yüzyıllardır gelen yaşam koşullarının oluşturduğu geleneklerine göre sosyal kurallarını oluşturuyorlar ve kendilerine uygulanan kısıtlamalara da bunlara göre karşı çıkıyorlar ya da kabulleniyorlar. Bu kısıtlama, Kalifornia'da kabul edilebilir olmuş ama vergi ödemelerindeki en küçük bir artış uzun günler gündem maddesi olabiliyor ve parlamento seçimlerinde en belirleyici etken. Seçimlerden sonra hem medya hem La Verne esnafı vergi artışlarıyla ne kadar hayal kırıklığına uğradıklarını konuştu durdu. Bunun yanında silah alım satımı ve kullanımı tamamen serbest. Nedeni ise basit, anayasal haklarından geliyor: "Kendimi savunma hakkımı devlet kısıtlayamaz", diyorlar. İlginç. Ya da "bireyci" toplumların geldiği noktalardan biri diyebiliriz.

Asık suratlı bakkaldan nerelere gelmişiz... Amerikan toplumunu geniş açıdan kapatmadan önce,
kıtanın tek gerçek sahipleri kızılderililer, orjinal adıyla "Native American" ya da daha kapsayıcı olarak "Indians"' lardan kısa bir bilgi vermeli. %80 'ni artık dağınık yaşıyor ve asimile olmuş durumda. Kalanlar rezervasyon adı verilen bölgelerinde yaşıyorlar. Rezervasyon bölgelerinde -orta güney Amerika; Arizona, Nevada gibi- kendi meclisleri, kanunları ve en önemlisi vergi yasaları var. Amerikan hükümeti onlara bir nevi kan borcu olarak bunu sağlamış.

Bu nereden çıktı; geçen hafta derste, bir öğretmen ödev konusunu anlatırken "Yerel Amerikalı'larla röportaj yapmanızı istiyorum, gerçi yerel Amerikalı yanlış, ana dili ingilizce olanlar demek daha doğru, yerel dediğimizde 'Indıans' ları kastederiz, onları bulamazsınız",  dedi. Benim dikkatimi çeken; gözlerini yere indirip, hafifçe kızarmasıydı. Bir zamanlar, yeni bir dünya bulmuş olmanın iştahı ile, kendilerine yer açmak uğruna Kızılderilileri önlerine katıp sürükledikleri, koca kıtaya sığamadıkları için bir an suçluluk mu duydu ne! dedim içimden...

Mahatma Gandhi'nin dediği gibi, "Dünya insanların gereksinimlerini karşılayabilir ama ihtiraslarını asla."

Kasım 2012,  La Verne, CA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder