Haziran 15, 2017

Yolculuk: "Okuribito"

Bir filmin böyle afişi olsun da ilgi çekmesin. Arkada Fuji dağı, çimenler, akan bir nehir ve çellonun sesi. Bu aralar hayal ettiğim muhteşem üçlü... Fuji değil tabi, herhangi bir dağ da olur ama böyle kar tepeli olsa iyi olur... Tanımak isterseniz kendisi, Bay Daigo Tokyo'da bir büyük orkestrada çellist. Ne kadar! pahalıysa Japonya, karısı da çalıştığı halde kıt kanaat geçiniyorlar, küçük bir evde, mütevazi bir hayat sürüyorlar. Derken orkestra kapanıyor ve Daigo'nun doğduğu küçük bir kasabadaki ailesinden kalma evlerine dönmekten başka çareleri kalmıyor. Gidecek bir yerinizin olması harika bir şey! Hikaye burada başlıyor gibi değil mi? Bence filmlerin hikayeleri film bittiği anda başlıyor. Düşünsenize; kötüler ölüyor, iyiler kazanıyor, bütün o işin içinden çıkılmaz olaylar çözülüyor, kadınlar erkekleri erkekler kadınları anlıyor, aşk layığını buluyor ve film bitiyor. Ne büyük haksızlık. Oysa hayat asıl o zaman başlamıyor da, ne... Dinlemek isterseniz müzikleri burada filmin.


Çiftimiz sakin, az insanlı, az binalı, büyük bir nehirli, muhteşem dağ manzaralı küçük kasabalarına gelir. Adamın doğup büyüdüğü yer olduğu için herkes onun çocukluğunu bilmekte, eski anılarından, bazen de ailesinden bahsetmektedir. Bu onları kimi zaman üzmekte kimi zaman mutlu etmektedir. Daigo'nun ailesi de müzisyendir ama yaşamamaktadırlar artık. Hayat giderleri az olsa da gider giderdi, haliyle de çalışmak gerekiyordu. İlanla bulduğu bir işe ilk gün ilk dakikasında alınır bayımız. Çünkü zaten başka başvuran olmamıştır, çünkü kasabadaki herkes ilanı vereni tanıyor ve tam olarak ne yaptığını biliyordur. Yüklü bir avans hemen eline tutuşturulduğu için de mutlu mesut evine gelmiştir beyimiz. Yolculuk, olarak tarif edilir iş ona. Biz insanlara yolculuklarında yardımcı oluyoruz, denir. Ertesi sabah ilk işine ustası,aynı zamanda patronu olan bay Ikuei ile giderler. Bin pişmandır! Patronu da, ilk iş için maalesef çok zorlayıcı bir örneğin denk geldiğini itiraf eder. Yine de arkasına bakmadan kaçamaz; ustası rica eder, "alışırsın, iyi para kazanırsın", der. "Nihayetinde bir iştir bu da"der. O gün durmaya ve ertesi gün gelmemeye karar verir. Ertesi sabah başka bir iş çıkar.
İşleri bittiğinde evden ayrılmak üzere kalkarlar. Ev sahibi bizim Daigo'nun ellerine sarılır. Eğilip kalkıp, belini büküp doğrulup arigatoo, arigatoo, der. Gözleri dolar Daigo'nun. Hani, o güzelim Bach çello konçertolarını çalarken  bu kadar teşekkür almamıştır. Ustası Ikuei de ona gülümser. Bu, Daigo'da yaptığı işe olan tedirginliğini, korkusunu biraz azaltmıştır. İşin kendisinin değil, aslında işin ve insanın neye hizmet ettiğinin önemli olduğunu kavramasını sağlamıştır. Ne iş yapıldığı, işin kişiye nasıl bir konum sağladığı, yaşanılan toplumda hangi basamağa denk gelindiği Japonlar için de önemliydi pek çok toplum gibi. Kimi zaman kasabada yürüyüşe çıktıklarında bazı tanıdıklar onlara selam vermez olmuştu.Üstelik çok yüksek bir ücret almasına rağmen. Üzülüyordu elbet Daigo buna ama daha az önemsiyordu da. Bununla birlikte hâlâ karısına da söyleyememiştir ne iş yaptığını, tâki karısı tesadüfen öğrenene kadar. Çok üzülür Mika, yani karısı. "Ben şimdiye kadar mütevazi hayatımızdan hiç şikayetçi olmadım, fakat buna katlanamam, böyle bir işte çalışıyor olmanı kabul edemem", der ve kocasını terk ederek evden ayrılır. Daigo yine üzülür. Ancak yapacak bir şey yoktur. Hem, başka bir işi yoktur hem de içten içe işinden çokta şikayetçi değildir artık. Ölen annesinin ve onu küçükken terk etmiş babasının yarattığı travmaları iyileştirici bir etkisi vardır sanki işinin. Üstelik ustasını ve ara ara hayatla ilgili yaptığı sohbetlerini de seviyordur. Ve günler böylece gider ve gider... 


Nihayet hikayeleri hüzünlü ama mutlu bir sonla başlar... Daigo ve Mika sevgilerinin değerini görür, bir araya gelir ve hatta çocuk yapmaya karar verirler. E, tabi Mika eve döner. Kasaba Daigo'nun yaptığı işi takdir eder, onu kabullenir. Önemli bir işini karısı Mika ile birlikte yaparlar hatta.


Orjinal adı: Okuribito (Son Veda)
Yönetmen: Yojiro Takita
Oyuncular: Masahiro Motoki (Daigo), Ryôka Hirosue (Mika), Tsutomu Yamazaki (Ikuei)
Yapım: 2008, Japonya
Yazar: Kundô Koyama
2009 en iyi yabancı film oscar'ını getirmiş Japonya'ya.

Ben ağladım filmi izlerken. Lakin, o kadar acıklı bir film değil, benden kaynakladığını düşünüyorum. 

8 yorum:

  1. kesin izliycem bilmiyodum saol yaaa :)

    YanıtlaSil
  2. İlginçmiş, merak ettim.

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. Japon kültürü ağırlıklı. İlgi çekici olabilir evet.

      Sil
  4. Yazdığınız filmlerin hepsine tek kelimeyle bayıldım! Kış için harika oldu bu isimleri öğrenmek

    YanıtlaSil