Kasım 25, 2016

Yorgunum

Carl Sagan'ın kendi sesiyle "soluk mavi noktamız" Bu; bizim, tek evimiz. 



Ey güzel Dünya, sen nasıl yorulmadan ve bıkmadan dönüyorsun hâlâ, şaşıyorum ben...

Geçenlerde bir arkadaşım, "Gelecek için umudum var çünkü insan soyu önümüzdeki bin yıl içinde tükenecekmiş,"dedi. Benim de...

Kasım 02, 2016

Hâlimiz...

32’de Elazığ Cezaevi'nde bir Memed’imiz vardı bizim. Kara, kav­ruk bir oğlan. Sovyet sınırındaki bir karakolda askerlik yapmış. Sonra gelmiş memlekete; bir gün kahvede, “Rusların ka­rakolları fena değildi, aç değildiler ” gibi bir söz etmiş. “Ko­münist oldun” deyip bizim yanımıza tıktılar bunu. Beş vakit namazında. Cin gibi bir oğlan. “Okuman yazman var mı?’’, de­dik. “Harfleri tanıyorum da birbirine vuramıyorum", dedi. Okuyamıyordu. Epeyi kaldı bizimle... Bir gün “ne vakit gözü açılacak , ne vakit gerçekleri görecek bu halk” gibisine dertle­şiyoruz. “Baba” dedi, “Bu millet de benim gibi, harfleri tanıyor da, daha birbirine vuramıyor.
Vedat Türkali, Bir Gün Tek Başına, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1975