Mart 17, 2016

İnsanlar da iyi...

Bugün merdivenlerde kör bir kadın ile karşılaştık. Ben iniyordum o çıkıyordu. -Ayağımı yere sert basarım ben, önce topuğumu basıyorum galiba.- Bugün de topuğumu yere basmamla onun çığlık atması bir oldu. Özür diledim, korkutmak istemedim, üzgünüm dedim. Gülümsedi, bugünlerde daha hassasım seslere karşı, sorun değil, bombadan herhalde, korkuyorum, dedi...

Mart 13, 2016

İyiyim iyi, bir şey yok.

Bugün Ankara'da bir aracı bomba ile patlattılar.
Yakınında bulunan insanları öldürmek için.
Hatta, belediye otobüsüne yakın patlattılar aynı anda daha çok insanı öldürebilmek için.
Ben iyiyim.
37 insan öldü. Onlarcası da hastahanede.

2003 yılında da çalıştığım binaya bombalı araçla saldırı olmuştu. O zaman da bir şey olmamıştı eh, şimdi yazdığıma göre.

Bir zaman aralığı belirlemeli diyorum. Mesela, şu kadar süre buraya yazmazsam bilin ki artık iyi değilim. İyilik meselesi de değil, bir şey değilim artık, yani yokum kısaca. Nasıl mı yok, yok işte, bildiğin yok.  Düşüncem bu meseleyi, yani süreyi. Netleşince yazarım buraya. Bize ne de diyebilirsiniz tabii, olsun ben düşüncem.

Bir şey daha geldi aklıma o gün de düşünüp anlamadığım; şu aşağıda gördüğünüz resim binanın önü, -valla dışarı çıkınca bana bu kadar kötü görünmemişti, ben öne değil binanın arkasına doğru koşmuştum gerçi-,  neyse konuyu dağıtmayalım. Dediler ki o zaman haberlerde; binanın önünde yirmi dört araç yanmış. On bir kişi  ölmüş.
Ölenlerin üçü içeriden onu biliyorum, ya geriye kalan sekiz kişi, onlar nereden. Yanan yirmi dört araçtan mı, ışıklarda bekleyen yayalardan mı, caddede o an bulunan insanlardan mı.
Öyle işte.