Nisan 07, 2016

Dönüş Filmine Ağıt

Türkan Şoray'ın hem başrolünü oynadığı hem de yönettiği Dönüş filminin sonunda kocası (Kadir İnanır) onu öldürmeye gelir koşa koşa Alamanyalardan. İkinci gidişinden sonradır bu gelişi. Yanında Alman karısı ve ondan olan çocuğu ile beraber. Köye yaklaştıkça bir türkü çalar, adam torpidonun gözündeki silahını kontrol eder. Arkada bıraktığı karısı; köyün ağasının yatağına girmediği için dile düşürülmüş, çocuğu öldürülmüş, tarlaları yakılmış, köylülerce taşlanmış ve nihayetinde kocasına "kahpe" diye geçilerek ölümünün onun elinden olması istenmiştir; en sevdiğinin elinden.
Köyün ağası Bilal İnci, bir yerde bağırıyordu;
- Şuralar benim, istersen senin, gözünün gördüğünce senin!
- Senin elinden mezar olsa istemem, diyordu Türkan Şoray.

Kim olsa boyun eğerdi ağanın yaptıklarına, kim olsa... Ama Gülcan beklemişti döneceğim diyen kocasını. Çocuğu öldürüldüğünde ağanın adamlarınca, ölüsünü gömmüyor günlerce. Kadınlar, ağalar, büyükler, çocuklar geliyor açmıyor kapıyı, elinde tüfek kapının arkasında bekliyor. Sonradan okuma yazma öğrendiği köyün öğretmeni ikna ediyor; "sana öğrettiğim bir harfin hatrı varsa aç kapıyı, ver çocuğu gömelim", diyor. Hatır, Gülcan'ın acısını delip geçiyor...


Bu sabah her sabah geçtiğim yaya geçidinde bir araba durdu ben geçmeye hazırlanırken. Bir gün bu ülkede yaya geçidinde araba durursa bir şeyler değişmeye başlamıştır, derdim kendi kendime. Baktım; plakası Alamandı.
***
Bir arkadaşım bir hikayesini anlattı; kim olsa senin yerinde öyle yapardı, dedim. Baktı; "ama ben baştan beri çok az kimsenin yapacağı şeyleri yaptım, sen de öyle demiştin hani," şimdi, "kim olsa", olmak haksızlık değil mi, dedi... Dedim; böyle işlerde hak, işlenmeyen bir konudur. Yüzlerce kelime, onlarca cümle vardır söylenebilecek yaşayanlar için, bir tek ölüm bize söz bırakmaz, ve biz birini tutarız söyleneceklerden çünkü, onu seçeriz...
***

"oğul, bu günler kan lekeleri
ölen arkadaşları kimse unutturamaz
kimse, hiç bir şeyi unutturamaz
ve avutmaz çinileyen güzel gün bizi!
bir ağaç gibi burdayız ve işte konuşuyoruz
en sıkıyönetim altında ve en yüksek gürültüyle
bahçede güneştesin, susamış olmalısın."
***
"dönersen ıslık çalarsın
yol uzun, su karanlık
otur bir çardak altına
bırak biraz yağmur yağsın."

Ergin Günçe

Cemal Süreya; "Ergin Günçe bir savaşçı gibi değil de, bütün hesaplarını vermiş eski bir uygarlık gibi konuşmaktadır"
Daha kırklarını aşmadan kaybedilen bir insan için söylenebilecek ne güzel bir sözdür bu. 

8 yorum:

  1. Çok severim Dönüş filmini. Duygu dolu bir konusu var. Ve pek acı bir sonu... ❤

    YanıtlaSil
  2. Türk kadınının çilesini anlatan güzel bir film... Defalarca seyrettiklerimden... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de izlerim ara ara... Basit ve güzel..
      Sevgiler,

      Sil
  3. Ben Türkan Şoray'ın bu filmini çok az hatırlıyorum.İyi oldu hatırlattığınız bir daha izleyeyim bari.

    YanıtlaSil
  4. Türkan Şoray pek sevmiyorum ben. Yazdıklarını okuyunca farklı geldi ama. Sanırım bakış açısı, bakmak istediklerimiz.. Güzel anlatmışsın.
    Bu şarkıda az dokunmaz insana..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakış açısı bence de Şenay. Ve çok önemli bir şey; farklı bakış açılarının olması, onların bir arada konuşulanilmesi sanırım.

      Sil