Şubat 01, 2015

Uykucu Çiçek

Çok uzak ülkelerin birinde bir kız çocuğu varmış. Tıpkı senin gibi -Benim gibi mi? -Evet, tıpkı senin gibi siyah gözlü, beyaz yüzlü, kırmızı yanaklı, siyah saçlı. -Kimlerle yaşarmış? -Dur anlatıyorum.
Bu küçük kız, her sabah çok geç uyanırmış. Çünkü akşamları geç uyurmuş. Annesi sinirlenir, -neden erken kalkmıyorsun kızım, bak diğer çocuklar çoktan dışarıda oynamaya başladı, diyerek bu küçük kıza söylenirmiş. -Çok mu kızarmış annesi? -Evet, kızarmış. -Döver miymiş? -Hayır, dövmezmiş ama geç kalkıp geç uyuduğu için büyümeyeceğini düşünür ve üzülürmüş, ondan kızarmış. -Büyümez mi çocuklar uyumazsa? -Bazen büyümez. Hadi dinle, devam ediyorum. Bu kızın adı Çiçekmiş. -Kıhkıhkıh. -Ne oldu? -Çiçek diye isim olmaz ki? -Neden olmasın? -Çiçeklerin adı olur.Kızlara çiçek mi denir? -Çiçek adı demek, bütün çiçeklere benziyor demektir. Olur tabii. -Hiç duymadım ki ben. -Şimdi duydun işte. Masal dinleyecek misin, dinlemeyecek misin? -Tamam, dinleyeceğim, çünkü uyumayacağım, kıh kıh kıh. -Peki. İşte, bu Çiçek, akşam karanlık olunca yatağına girermiş uyumak için. İçinden; sabah erken kalkacağım, ben de büyüyeceğim herkes gibi, der uyumaya çalışırmış. Tam gözlerini kapatacağı sırada tıkır tıkır bir ses duyarmış. -Ne sesi? -E, susarsan anlatacağım. -Böyle, tekerlek döner gibi bir sesmiş. Tıkır tıkır tıkır... Sanki içeride küçük bir araba kendi kendine hareket ediyormuş. Gözlerini açmış; her yer karanlık. Duvarda hafif bir aydınlık, oda sadece yorganı, yastığı bir de ellerini aydınlatıyor. Elini uzatmış, kanepe yerinde. Yatağının yanındaki kocaman oyuncak bebeği yerinde, yerdeki halı yerinde. Gözünü kocaman açarak pencereye doğru bakmış, pencere yerinde. Ses yine de devam ediyormuş. -Ayhh! - Korkma korkma, bir şey yok, sadece tıkır tıkır ses. Belki de rüyadır değil mi? -Rüyasında mıymış? -Daha bilmiyoruz, dur bakalım.

Çiçek, en sonunda ayağa kalkmış, daha doğrusu yatakta doğrulmuş. Ayaklarının yanında bir de ne görsün? -Ne? -Küçük bir fare tıkır tıkır Çiçek'in elbisesini yiyormuş. -Aa!. -Yaa, fare birden durmuş Çiçek'i görünce. Hızla kafasını sağa sola çevirip, dolabın arkasına gidivermiş. -Çiçek ne yapmış? -Ne yapacak, öylece donmuş kalmış. Elbiseye üzülmemiş aslında. Farenin ne kadar aç olduğunu düşünüp üzülmüş. "Annee," diye seslenmiş. "Acıktım ben," demiş. "Azcık ekmek verir misin?"
Annesi söylenerek gelmiş içerden; kızım sofrada yemek yemiyorsun, sonra acıkıyorsun, al bakalım diyerek bir parça reçelli ekmeği uzatmış Çiçek'e. Çiçek, "tamam yiyeceğim, sen git," demiş, huysuzca. Annesi de iyice huysuzlanmasın diye başında beklememiş neyse ki. -Kıh kıh, benim gibi, oda az yemek yemiş. -Ya, evet senin gibi. Sonra Çiçek, yavaşça ekmeği dolabın önüne koymuş ve yatağa, geriye doğru çekilmiş. Beklemiş, ne kadar beklemiş bilemiyormuş ama, fare dolabın arkasından çıkıvermş ve ekmeği hızla kendine doğru çekmeye başlamış. Hızlıca yemiş ve kaybolmuş. Çiçek, farenin ne yapacağını merak edip biraz daha beklemiş, dolabın arkasına bakmaya başlamış ama fare çıkmamış artık.

Artık her gece, Çiçek faresini besliyormuş. Annesi her zaman hayvanlara iyi davranın ve onlara yiyecek verin dermiş. O da farenin aç kalacağını, büyümeyeceğini düşünür, üzülüp beslermiş. Geceleri geç uyuyormuş çünkü fare nedense erkenden çıkmıyormuş dolabın arkasından, o da ekmeği yediğinden emin olmak için ellerini dizlerine koyup, kafasını duvara dayar, uyumamak gözlerini kocaman açarak, bekliyormuş. Her akşam sofradan ekmek kaçırıyor, bazen bir şey süremiyor ama farenin hepsini yediğini görünce seviniyormuş. Bu yüzden de sabahları geç uyanıyormuş işte. -Şişşt, uyudun mu? -Yok, gözümü kapattım. -İyi, uyu hadi. -Keşke benim de farem olsa. -Ama o zaman sabahları kedini besleyemezdin, senin kedin var. Kedinin sabahları süt içmesi gerekiyor, o yüzden de senin erken kalkman gerekiyor, tamam mı? Hadi uyu. -Senin faren var mı? -Yok, neden? -Sen de geç yatıyorsun. -Büyükler büyüdüğü için geç yatar. Hem fareleri sadece çocuklar besler. Hadi...

7 yorum:

  1. Sahi mi? Teşekkür ederim. Daha çok masal anlatma anlatımı aslında.

    Selamlar,

    YanıtlaSil
  2. benim bi oyuncak tavşanım vardı çocukken,onla birbirimize büyüyünce neler yapacağımızı anlatırdık. ben büyüyünce pilot olacaktım uçacaktım,o zamanlar uçan kaz cizgi filmi vardı,kazın boynunda uçan nilsen adlı bi iskandinav çocuk vardı,tavşanım çokluk dinlerdi:) fare besleyen kız iyi ki varmış yav:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ateşinsesi; ben o dediğine kısaca Mutluluk diyorum....

      http://www.buyulugerceklik.com/2014/08/uc-cesit-mutluluk-vardr.html?m=1

      Sil
  3. Nice blog!

    I am following you on gfc, would you like to follow me back so we can stay in touch?

    MY PETITE CORNER

    YanıtlaSil