Ocak 05, 2015

Yaprak yaprak...

Nasıl da yaprak gibi..
Düştüm
Göğüslerinin arasına

Keşke sevgilim
Yapraklarım dökülmeden önce
Ulaşsaydı bana
Selâmın
Selâmın

Ebdulrehman Mizûrî




Evlilik, bir ağacın dallarına yapışarak söz vermek değildir. Bir evliliği ayakta tutan şey, özendir. Özen ve farkındalık. -Neyin farkındalığı? -Bazı şeyler değişir. Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra, sonra ağaç meyvesini kaybeder. -Ya sonra? -Sonra yapraksız bir bahçe. –Yapraksız bir bahçe mi? –Farsça bir şiirdir. *Yapraksız bir bahçe. Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir?

Aslı Gibidir filminden bir konuşma.

*Abbas Kiarostami
Annemin dargın
Yaprağıydım ben…

Arif Damar


Sessiz oturabilir miyiz seninle?
aramızda yaprakların hışırtısından,
ve ceylanların hayata çıkışından
başka bir ses olmadan.

Kemal Sayar

Gelincik açılmadan önce, kapalı çanak yaprakları badem kabuğu gibi serttir. Bir gün bu kabuk çatlayıverir. Üç çanak yaprağı toprağa düşer. Bu kabuğu açan şey balta değildir, sadece zar gibi incecik, tortop olmuş yapraklardır. Çiçek açıldıkça neon pembesi yapraklar kırlarda görebileceğiniz en arsız kızıla dönüşür. Sanki çiçeğin çanağını çatlatan güç, bu kırmızının kendini gösterme, görünür olma isteğidir.

John Berger


Çiçekler sulasan, kurumuş yaprakları kessen
sözgelimi tırnaklarını yemesen
akşamları erken yatsan iyi olur.

Edip Cansever

hangi ağacın yapraklarını
siyah kadifeyle örttün Ölüm?
hangi Söz’ü bana verdin
de benden geri aldın,
ey Dil?

Hilmi Yavuz

Kurumuş ağaç kabukları yaşadım diyor
birden başlıyor ıslak sabahlarıyla günlerimiz
dudaklarımız söğüt yaprakları kadar memnun

Ömer Faruk Toprak

Sana da yağdı mı kar
gözlerine usul usul
ince bileklerine kirpiklerine
son yapraklarına
kalbindeki umutsuz dalların
usul usul
sallandı mı senin

Sana da yağdı mı kar.

Mehmet Can Doğan

Size bir olay anlatayım, çok kısa
Bir kış günüydü, kar yağıyordu
Gök, sapından boşalmış papatya yaprakları gibi duruyordu.

Edip Cansever

Bir sözcüğün içinden geçiyoruz seninle,
ufacık bir sözcüğün, yaprak gibi, kırlangıç
gibi… ilerden gelen şu çağıltıyı dinle
karanlıkta: Derin bir suyu usta bir dalgıç
gibi geçmemiz gerek…

Sait Maden

"Esmekten vazgeçiyorum", dedi rüzgar.
Kılı kıpırdamadı yaprağın... 

Sahir Üzümcü

Çürümüş yapraklar akıyor ağaçlardan, suçsuz bir kalbi parçalamışlar
Lodos yüzlü bir kadının gül sancısı tutmuş, taşa dönüşmüş şebboy.

Engin Turgut

Ardıç ağaçları… Bana da bir kuş, kaderinizden
Yoksa yapraklarınızdan bir musalla taşı…

Şükrü Erbaş

Nerde o çılgın neş’en
O yaprakların çiçeklerin meyven
Hepsini götürdü mü sonbahar
Harp görmüş bir şehir gibi gamlı
Dokunaklı halin var
Erik ağacı

Zihni Hazinedaroğlu

Ben şimdi oğlumun yanında kalırım
Onun kırmızı yapraklardan yapılmış
Bir zamandışılığı vardır
Beni anlamaz
Anlamaz, niye anlasın
Anlaşılmak! -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz

Edip Cansever

Ben kökünü toprağa batırmış bir ağaç değilim
Taşları ve o ana sevgisini emen
Bu yüzden büyüyemiyorum parlak yapraklara her nisan,
Bir çiçek tarhının güzelliği de olamadım ne yazık ki
Sanki özenle boyanmış ve kendi payına düşen hayranlarını kabul eder gibi,
Pek yakında bütün yapraklarından birer birer döküleceğini bilmeden.
Benimle karşılaştırılırsa, ölümsüz sayılır bir ağaç
Ve bir çiçek o kadar uzun boylu değildir belki, ama kalkışmanın anlamını bilir,
Bense ömrünü bir ağacın, cesaretini istiyorum bir çiçeğin.

Sylvia Plath

7 yorum:

  1. Mahcup oldum Ali bey. Çok teşekkür ederim. Aslında hayat öyle; büyülü bir gerçeklik, bana göre...

    YanıtlaSil
  2. Hepsi çok güzel, yazıyı bitirdiğimde aklımda kalan cümle: "Yapraksız bir bahçe. Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir?" oldu. Bunu ayrı bir sevdim.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Şenay,

    Evet, aslında ben deen çok onu sevdim galiba. Bir de, "Annemin dargın yaprığıydım ben.", çok hüzünlü geliyor sanırım.
    O dediğin cümleyi film içinde duymak daha anlamlı olabiliyor. Önünden ve arkasından yapılan konuşmalarla. Film de güzel.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  4. güzel ve içe dokunuyor, bazı keşiflerle örtüşüyor...

    ve gelincikten de bahseden bir hikaye yazdım daha yeni...

    Bir de, ilk şiirin hüznünü yok sayabilir miyiz lütfen...

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Narda.

    Bundan kellisine okuyan karar verir elbet, say tabii.

    Gelincikler, güzeldir... Pek narin görünürler. Ben küçükken bizim yaylada gelincik tarlaları vardı. Bir de onların arasında gelincik hayvanı dolaşırdı, biz çiçeklerden bahsederdik, dedem o hayvandan. Bazen komik sözler çıkardı ortaya, şimdi hatırlamıyorum.

    Bu ara bir yoğunluğum var, okumaya fırsat bulamıyorum. Bir kaç güne geri dönüp okuyacağım blogları. Görüşmek üzere senin hikayende.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  6. Hikayem blogda değil zaten :)
    blogda yayınlamıyorum onları.

    YanıtlaSil