Ocak 23, 2015

Ben Dönmüyor Desem de Dönüyor Dünya

Biraz daha dikkatli baksak pek çok kör noktayı göreceğiz aslında. Filler; biliyorsunuz, ölmelerine yakın yola çıkmaya başlarlar toplu mezarlarına. Biz de yaşlandıkça annelerimizi daha fazla düşünüp, daha iyi anlamaz mıyız?
Kemiklerimizle beraber kalplerimiz de yumuşamaya mı başlıyor ne. 
Bir sürü "güzel" cümle vardı aklımda. Günlerdir okumadığım blogları okurken, dönüp yazsana dedim, şimdi kaldığım yeri unuturum, tut aklında dedim, adım gibi biliyordum, unutacağım, unuttum. 
Herkes neden nasıl emin bu kadar kendinden? 
Behzat Ç. gibi küfür etmek istiyorum. Sırf bunun için bir zamanlığına cinayet masasında komiser olmam gerekse bile, "geçmiyor, ... dünyasında hiç bir şey geçmiyor" demek istiyorum. 
İstiyorsan git konuş diyen kötü reklama çağrışım yapıyor zihnim. O değil de, "Bana teyze dediler", gerçekten kötü bir reklam. Konu nedir, firma kimdir, her seferinde düşünmek zorunda kalıyorum. Bu sefer tutmadı sayın kapitalist medya; reklamın kötüsü olmaz, diyemiyorsunuz, çok seviniyorum. 
Onca kitap okuyorum, hala aynı kelimelerle aynı şeyleri yazıyorum. Alfabe yirmidokuz harfli üzülme, diyen sen, yapan nasıl yapıyor, diyorum ben de. Ki, hala "de" bağlacını karıştırıyorum.. Yine de "haksızlık etme diyorum kendime" bilmemekten değil, telaşlı yazmaktan oluyor. Diğer yandan, zaman affetmiyor geç kalanları, hele hayat hiç.
Yazı da hayat gibi bitmeli. Pat diye.

8 yorum:

  1. kapitalist düzenin getirilerinde kayboluyor yüreğim, adım silik bir iz bile değil.. bu kadar tüketim bu kadar yozlaşan günler.. sonra yaz yine de diyorum içindeki sesten bir an kurtul diyorum..
    yetmiyor bazen aynı söylemleri sıralamaktan dilim yoruluyor ben yorulmuyorum.. yine de değişmeli bir şeyler ah iyiye güzele doğru yol almalı yelkenler.. sonra ne zaman büyüyeceksin diyorum soylu duygular biriktirirken soysuz bir yalnızlığın gölgesinde kalırken...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim mavi. Mavi diyebilirim sanırım.
    Kapitalist düzenin götürüsü getirisinden daha fazla herhalde. İnsanı insanlığından ediyor ne yazık.

    YanıtlaSil
  3. Başlığı gördüğümde ilk aklıma gelen şu söz oldu:
    "İki parmağının ucunu gözüne koy" der Mevlana, "Bir şey görüyor musun? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değil!"
    Ve senin anlatmak istediğinle Mevlana'nın anlatmak istediği şey aynı ya da çok yakın işte her neyse önemli olan yıllar, yüzyıllar ne kadar zaman geçse de insanoğlunun hala aynı şeyleri söylediği, aynı konuştuğu.. Ve buradan sonra aklıma gelen söz de Harun'un blogunda okuduğum "Söylediği sözün daha önce kimse tarafından söylenmediğinden emin olan yegane insan Adem'di"( söz tam olarak böyle olmayabilir ancak büyük kısmının doğru olduğunu sanıyorum)
    İşte böyle yani..

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Şenay,

    Her şeyi doğru hatırlıyorsun. Umarım hep güzel hatıraların olur:-)

    Harun'ın notunu hatırladım ben de.

    Demek istediğim daha subjektif, daha küçük bir şeydi ama anlam olarak, evet, dediğin gibi idi.

    Bir de ben başlığı Galileo'dan çaldım. Engizisyonca yargılanırken dünyanın yuvarlak olmadığını söylemeleri için baskı yapmışlar ya, o da canını kurtarmak için; "Ben yuvarlak değil desem de yuvarlak ama düzdür, peki", gibi bir şey demiş.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  5. sanırım yaşama güdüsü yarışmayı da yanına alıyor,eğer egosunu alt etmişler varsa hayat başkalarından uzaklaşıp kendine dönüyo,
    sanırım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginç yaklaşım Havva:) hayatın bir çember olduğunu düşünürüm ben de.

      Sil
  6. Yaslaniyoruz ve anneler daha anlasilir hale geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın. Bir de, hem kendimde hem arkadaslarımda gördüğüm; kızlar giderek annelerine benziyor ve bu bir trajedi bence.

      Sil