Mayıs 26, 2013

Özeleştiri

Toplumların diğer toplumlar hakkında doğru ya da yanlış genel yargıları vardır.Tıpkı çevremizdeki insanlara olduğu gibi. Uluslararası ünlü eğitimci, bence ününü hakeden nadir kişiliklerden, Sir ünvanına sahip İngiliz Ken Robinson diyor ki; " İngilizlerin mesafeli oldukları söylenir. Bu ilginç bir yaklaşımdır çünkü girdiğimiz her ülkeyi istila etmişizdir... "
Benim de vardır önyargılarım. Amerikaya olan ön yargımı kendim eleştirdim bir müddet. Sanki "kibrin" topraklarında doğmuş olduğunu hissediyor, bu yüzden sevmediğimi düşünüyordum. Neden sevmediğimi anladım : Merhametsizler... Yüreklerinde merhamet yok, bu yüzden korkaklar, bu yüzden benciller, narsistler, bu yüzden yalnızlar ama yalnızlığı tercih ettiklerini sanıyorlar bu yüzden... Komünizm korkusuyla tüketim toplumunu yaratacak kadar korkaklar. Korkuyu büyütmüşler ve onu manipüle etme yolunu seçmişlerdir. Başka toplumların yardıma ihtiyacı olduğu iddiası ile "sormadan" , yardım istenip istenmediğine aldırmadan, iktidarlarını ve sahip olduklarını korumak uğruna korkakça saldırganlar çünkü merhametsizler...
Yavuz Turgul'un dediği gibi, "bir avcıyı dahi diğerinden ayıran zekası değil, avına olan merhametidir... "
Güçlerini demokratik olmalarından aldıklarını ve dünyaya demokrasi getirmekle, olmayanlara vermekle görevlendirilmiş olduklarını düşünüyorlar. Ama bunun için demokrasiyi yeniden tanımlamaları gerekiyordu.  Gerçek demokrasinin temelinde iktidar ilişkilerini değiştirmek yatar iken, tüketim toplumu liderlerinin yaptığı iktidar ilişkilerini korumaya yönelik olmuştur. Rıza Mühendisliği'nin yaratıcıları ( Walter Lipmann, Edward Bernays ) merkezde tüketen, arzuları beslenen, uyumlu ve mutlu bir topluluk yaratarak buna  "demokrasi" adının verilmesini sağlamışlardır.
Ve sanat, hayatı dönüştüren sanat, "iktidarlarını" eleştirmeye devam eder...


" Krallık nedir biliyor musunuz" der, "gerçeği bilen" Littlefinger. Bu bin kılıçlı tahttır krallık. Krallık; birbirimizi ikna etmek için yalan olduğunu unutana kadar yıllar ve yıllardır anlattığımız bir hikayedir."
"Yalandan vazgeçersek elimizde ne kalır ki! Kaos... Hepimizi yutmaya çalışan koca bir çukur" der kral dostu... Littlefinger devam eder;
"Kaos bir çukur bir değildir. Kaos bir merdivendir. Tırmanmaya çalışan bir çoğunun düştüğü, bir daha asla denemeye çalışmadıkları. Bu düşüş onları durdurur. Bazılarına tırmanmak için bir şans daha verilir ama onlar redderler. Onlar sıkıca krallıklarına tutunurlar; tanrılarına, aşklarına. Yanılsamalarına... Sadece merdiven gerçektir. Tırmanıştır bütün var olan... "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder