Eylül 01, 2011

Başlangıçlar ve Sonlar : Kırmızı Pazartesi

Can Yayınları 1985, 5.baskı.
120 sayfa.
Yazar : Gabriel Garcia Marquez
Orjinal adı : Cronica de U'na de Muerte Anunciada

Başlangıç : Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geldiği vapuru beklemek için sabah saat beş buçukta kalkmıştı. Düşünde kendini incecikten bir yağmurun yağdığı dev incir ağaçlarının oluşturduğu bir ormandan geçerken görmüş, bir an için mutlu olmuş, uyandığında üstünün başının kuş pisliğinden görünmez olduğu duygusuna kapılmıştı. Bundan yirmi yedi yıl önce annesi Placida Linero, bana, o uğursuz pazartesiyi anımsadığı bir sırada " Oğlum her zaman ağaçları düşlerdi. Bir hafta önce de düşünde kendini badem ağaçlarının arasında uçan ve dalların hiçbirine çarpmadan geçip giden yaldızlı kağıttan yapılmış bir uçakta gördü." dedi. Placida Linero başkalarının gördüğü düşleri hiç yanılsamdan yorumladığı için haklı bir üne kavuşmuştu. Yalnız bu düşlerin kendisine aç karnına anlatılması gerekti. Bununla birlikte oğlunun iki düşünde de hiç bir uğursuzluk sezmemiş,
hatta ölümünden önceki günlerde her sabah anlattığı ve yine ağaçlar gördüğü düşlerinde de herhangi bir felaket haberi görmemişti...
...

Ve son: Bu sırada son basamağa ayağı takılmış, ama kendini hemen toparlamıştı. Halam Wene, bana " bağırsaklarına yapışan tozu toprağı eliyle silkelemeye bile çalıştı." dedi. Sonra saat altıdan beri açık olan arka kapıdan içeri girmiş, boylu boyunca mutfağa yığılıp kalmıştı." 

not: Nedir bu yazı türünün amacı derseniz: İşte burada.                                                                     

4 yorum:

  1. Ne muhteşem bir romandır bu! En iyi 10 roman arasına kesinlikle girer!

    YanıtlaSil
  2. Hem nasıl güzel...O nasıl bir anlatımdır bir çırpıda okunabilen ve nasıl bir kurgudur yarım saatlik zaman dilimine sığabilen...

    YanıtlaSil
  3. bence de çok iyi bir romandır, kırmızı pazartesi. aze, ben marquez'leri yatılı okuldan eve döndüğüm yaz sıcaklarında, adana'da okudum. marquez'in anlattığı dünyaya çok yakın bir dünyaydı yaşadığımız dünya. annemin inancından itibaren, cinler, periler kol gezer, sabahları herkes birbirine gördüğü düşü anlatır ve o düşten bir gelecek kurulur, uzakta olan birisinin gıyabında fal kapatılıp, bakılır, onun ne halde olduğu anlaşılırdı:)

    sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Uzakta olanın gıyabında fal kapatmaya inanan herkes bence de masallara, cinlere, perilere kesinlikle inanıyordur...:-)Marquez geldi aklıma sen anlattıkça ne güzel. Ne komik bir davranıştır o ama ben de inanırım. Annem benim içinde çok yapardı öyle. Bir kere şöyle demişti: Fal baktırdım kızım, senin işyerinin önünde çok bekleyenin varmış.(evlenmemi çok istediği bir zamanlardı). Evet Anne demişttim, işyerimin tam karşısında otobüs durağı var, onu görmüştür cinler...Birden aklıma geldi komik işte..

    Sevgiler, endişeliperi :-)

    YanıtlaSil