Aralık 30, 2010

Körlük...

Tüm duyuların kör olması...
Görmek, işitmek, koklamak ve tatmak'tan bahsettik.Hepsinin algıyla ilgili olduğundan, eski kayıtların yanına diğerlerini koymaya çalışan, aynısından bulamadığında benzeridir diyen, son algının mutlaka ilk algı ile kendini iliştirmeye çalıştığından bahsettik.Görmenin bakmak olmadığından, işitmenin duymak olmadığından bir duyumuzun yok olduğunda diğerlerinin onun yerine geçerek algıları tamamlamaya çalıştığından bahsetmeye çalıştık...Merak edilen; bir duyunuz duyarsızlaştığında, işlevi gereği gördüklerinin, hiçbirine veya çoğunluğuna bakmamaya başladığında yada  alıştığında diğerleri de duyarsızlaşıyor mu yoksa diğer organ daha mı çok duyarlı olmaya başlıyor.Değil. Eğer var olan duyunuz-hiç olmadığından çok farklı olarak- artık işlevini gereğince yerine getirmemeye başladığında, beyin  o organdan gelen algıları almak istemediğinde-kayıtlanmak istenen yere kayıtlanmama isteği sürekli duyulduğunda ve bu beyne iletildiğinde-bunu bilinçli veya biliçsiz yaptığında bence diğer duyular da benzer şekilde körleşmeye başlıyor...Savunma stratejisi istenmeyen algıdan kaynaklı duyulan acının organizma tarafından algılanmaması için gerektiğinde diğer  duyu organlarını da körleştirir...Baştan bu şekilde ifade edilmemiş gibi görünse de burada asl olan duyu organının varlığı değil, organizmanın onu algılayıp, isteyip istemediğidir fark yaratan...
Eğer siz her gün çığlık duyuyorsanız ve bu çığlıklar ile ilgili artık hiçbir kayıtlama yapmak istemiyorsanız artık çığlığı duymazsınız çığluğa neden olan görüntüleri de daha az bakarsınız ve daha az görürsünüz gibi diğer duyu organları da körleşmeye başlar. Böylelikle bence "körlük" te duyu organlarımızdan biri haline gelmeye başlamıştır.Körlük beyne " algısızlık " algısını göndermeye başlar.
Yanlış bir tanımlamadır, yoktur böyle bir şey , nereden biliyorsunuz demeye hiç gerek yok, körlük insanlığın varlığına ,  Nietzsche'nin de bahsettiği  "bengi dönüş"e katkı yapmakta bence...Bu anlamda belki var olmalıdır...Yoksa öyle şeylere bakıyor ki insanlık görerek yaşaması mümkün değil.Öyle şeyler işitebiliyor ki körlük duyusu ile ancak "duymamazlıktan" gelebilir.
Bazı insanlar körlük duyusunu benimseyebilir, diğerlerinin yanında yaşatabilir bazıları uzun süre kabullenmeyebilir sonra "normale" döner, bazıları hiç kabullenmeyebilir ki bu tür insanları toplum içinde göremeyiz onlar "dışarıdadır"  bazıları ise körlüğü başlatan duyu ile savaşına devam eder...Onu iyileştirdiğinde diğerlerinin de iyileşebileceğini düşünür ama algıyı değiştirmek yerleştirmekten çok daha zordur belki de mümkün değildir.Algı körlüğü duyularımız içinde önemlidir bence ama sonuncusu değildir...Dokunmak bir duyu organıdır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder